İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yolda Büyümek: Fatih Akın – Tschick (Elveda Berlin)

Wolfgang Herrndorf’un 30 dile çevrilmiş Tschick adlı romanından uyarlanan 2016 yapımlı film ülkemizde Elveda Berlin ismiyle tanınmakta. Filmdeki Andrej yani Tschick karakterini Anand Batbileg, Maik karakterini ise Tristan Göbel canlandırır, genç yaşlarına karşın film boyunca gösterdikleri performanslar Tshick’in Avrupa’nın en iyi çocuk filmi seçilmesine büyük katkı sağlar. Filmde Tschick’ten ziyade Maik’ın duygu durumuna odaklanılır. “Sıkıcı, çirkin ve korkak” olmaktan sürekli şikayet eden Maik’ın büyüme yolunda aştığı eşikler akıllara Joseph Campbell isimli bir mitolog tarafından 1949 yılında kaleme alınan ‘Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’ adlı çalışma getirir. Bu çalışma referans alınarak film incelendiğinde hem Tshick filminin gelişim hikayesi hem de birçok başka filmin bu yapıya birebir uyuştuğu görülür.

Bir yol ve büyümeme hikâyesi: Tschick

Klasik anlatı sinemasında, yolculuğa çıkan hiçbir karakter başlangıçtaki haliyle geriye dönmez. Yol, sinemada gelişimin ve değişimin habercisi olan bir metafor olarak sıklıkla kullanılır. Yol teması, beraberinde muhakkak bir değişim getirir. Bahsi geçen yola çıkmaya aday karakterlerinde belli başlı özellikleri bulunmaktadır. Örneğin, bu karakterler başlangıçta kendisiyle barışık olmayan, toplumdan dışlanmış ya da sevilmeyen, başarısız karakterlerken, çıktıkları yolculuğun sonunda evlerine birer kahraman olarak dönerler. Tschick filmi bu bağlamda önemlidir.

Bu yolculuk izleyiciye mutlak bir katharsis (duygusal boşalım) hissi vererek, salondan tatmin olarak ayrılmasını sağlar. Bu tatminin nedeni ise film karakteriyle büyük oranda özdeşim kurulmasından kaynaklanır. Başlangıçtan beri üstün özelliklere sahip olan bir karakterle kendimizi özdeşleştirmemiz zordur; çünkü insan mükemmel bir varlık değildir ve hayatımızda baş edebildiğimiz ne kadar problem varsa, bir o kadar baş edemediklerimiz vardır. Kendimiz gibi eksikleri olan bir karakterin çıktığı yolun sonunda bir kahramana dönüşmesi bu noktaya bizim de ulaşabileceğimiz umudunu aşılayarak salondan tatmin olmuş bir şekilde ayrılmamızı sağlar. Tüm bunları göz önünde bulundurarak Elveda Berlin’in konusuna geri dönelim.

Elveda Berlin: Kahramanın Yolculuğu

Maik, 14 yaşında, uzun saçlı ve orta sınıf bir aileden gelen ama duygusal olarak ihmal edilmiş bir gençtir. Sorunlu bir ailede büyüyen Maik’ın baba problemi filmde en çok ayyuka çıkan sorunlardan biri olarak göze çarpar. Yanı sıra sınıfın popüler kızı Tatjana’nın doğum günü partisine davet edilmeyen Maik, büyük bir yenilgiye uğradığını düşünerek iyice içine kapanır. Bu noktada tamda Maik kendini yapayalnız hissederken film anlatısına Tschick karakteri girer. Diğer öğrenciler tarafından Maik gibi garip olduğu düşünülen Tschick, Maik’ı birçok konuda yüreklendirerek, çıktıkları yolculukta ana karakterimizi sorunlarının belirli temsilleriyle yüzleştirir. Isa (Nicole Mercedes Müller) karakterinin de hikayeye aniden dâhil olup yine ansızın kaybolmasının tek sebebi, Maik’ın çıktığı yolculukta ona bir eşiği daha atlatmaktır. Bu eşik ise bir ergen için oldukça önem taşıyan; kadınlar tarafından beğenilmek doyumu yani Maik’ın ödülü olarak adlandırılabilir.

Andrej yani ‘Tschick’, Berlin’in fakir bir bölgesinde yaşayan Rus bir göçmendir. Çoğunlukla sessiz olan, ıssız Andrej, kargo pantolonları ve Hawaii gömlekleriyle film boyunca öne çıkmakar. Aynı zamanda sürekli alkol kokmakta ve normalde sadece yetişkinlerin ulaşabileceği her şeye rahatlıkla ulaşabilmekte olduğunun altı çizilir. İlk başta Maik’a Tatjana’yı etkilemesi için yardım etmeye karar verir fakat daha sonra kendilerini bir yolculuğun tam ortasında bulur. 14 yaşında iki gençten filmin başlangıcından sonuna en büyük değişimi Maik’ın geçirmesi onu ana karakter yaparken; Tschick, Maik’a büyüyeceği yolda yardımcı olması sebebiyle mentor (akıl hocası) görevini üstlenir.

Tschick ayağını incittiğinde ve Maik’e asla kimseye söylemediği bir şeyi itiraf ettiğinde, filmdeki en dokunaklı an yaşanır, özel dünyanın kapıları her ikisi içinde açılmış olur. Bu gerçek üstü kapalı bir şekilde dile getirilir. Tschick, eşcinsel olduğunu söyler. Fatih Akın ve başroller, sahneyi en etkili şekilde icra eder, bu da izleyici için etkileyici bir empati kabiliyeti sağlamaktadır. Ancak, bu sahne, filmin ana konusuna, filmdeki önceki anlatılara geri dönülemeyecek kadar güçlü bir vurgu değildir.

Şiir dokunuşuna sahip başka bir sahne daha vardır. Maik, Tschick ve Isa adında bir genç kız, temizlenmek için bir göle girer. Bu sahne uzunca ve kesintisiz bir şekilde aktarılır ve tamamen aseksüeldir, kendilerini yıkarlar ve bunu basit, güdüsel bir çeşit ritüel temizliğe dönüştürürler.

Richard Clayderman’ın romantik “Ballade Pour Adeline” adlı eseri tekrar tekrar kullanılması, çocuklara seyahatlerinde eşlik etmesi film müziğinde beklenmedik bir karşıtlığı temsil ediyor. Bu tür şok taktiklerinin hem müzikal hem de görsel olarak sık kullanılması oldukça doğaldır. Çünkü bu gibi bir filmin aksi halde oldukça öngörülebilir şekilde seyretmesi olası olacaktır.

Kahraman Maik ve Mentor Tschick

Dönüş yolunda Tshick ve Maik ayrılırlar. Tshick, görevini tamamlamış bir mentor gibi hikaye anlatısından uzaklaşır ve tılsımı alarak evine dönen Maik ise artık yeniden doğmuştur. Bütün problemleriyle yüzleşen Maik, dönüş yolunda yaşamaya devam ettiği problemlere rağmen büyümüş, değişmiş ve görevini tamamlamış olarak evine geri döner ve bu durum bütün gözlerin ona çevrilmesine sebep olur. Başlangıçta sevilmeyen ve dışlanan hatta fark edilmeyen Maik karakteri artık bir kahramana dönüşerek herkesin ilgisini çeken ve ulaşılması zor, popüler bir karaktere dönüşür.

Klasik anlatı yapısına ve Joseph Campbell’ın analizini yaptığı kahramanın bir hikaye içinde karşılaştığı 17 adıma birebir uyan bir çizelge izlemesi sebebiyle de oldukça tahmin edilebilir bir olay örgüsü sunan film, anlatının bu en temel iskeletini kullanmış, sonuç olarak bir yol ve büyüme hikayesi sunmuştur. Filmdeki en belirgin etik sorgulama ise; kanuni açıdan suçlar işlemelerine rağmen içlerindeki iyiliğin ve çocuksuluğun bir arabayla mısır tarlalarını aşarak izleyicinin suratlarında oluşturduğu tebessümün nedeni olmalıdır.

KAYNAKÇA

Joseph Campbell, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, İthaki Yayınları, 440
BOYD VAN HOEIJ – ‘Tschick’: Film Review

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir