"BABİL" Kişisel Resim Sergisi ile Sanatçı Kadir Arslan - GAZETE SANAT İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“BABİL” Kişisel Resim Sergisi ile Sanatçı Kadir Arslan

‘’BABİL” adlı resim serisini 6 Kasım tarihinde TÜYAP Sanat Fuarı ve 13 Kasım tarihinde yine kendisi de bir ressam olan Sinan Dağ ile birlikte F_Sanat Galeri’deki Taş-Kağıt-Makas sergisinde sanatseverler ile buluşturacak olan Kadir Arslan, sorularımızı “GAZETE SANAT” okuyucuları için içtenlikle cevapladı. Kadir Arslan, tüm hayatını sadece sanat düşünerek ve üreterek yaşamış genç sanatçılarımızdan. 

Serginin adına bir küratör değil, sanatçımızın kendisi geniş tarih bilgisi ile karar vermiş. Resim ve sanatın aslında felsefe, tarih, sosyoloji hatta geçmiş medeniyetlerin değerlerini de kapsadığına kanaat getirmiş  olan sanatçımızın Babil resim serisi çoğunlukla, büyük akrilik ve yağlı boya tablolardan oluşuyor. Kısa süreli aralıklarla  2 kez kişisel resim sergisini ziyaret edebileceğimiz Kadir Arslan, hayatını sadece sanat düşünerek ve üreterek yaşamış genç sanatçılarımızdan. Kendine özgün ve canlı ritim tarzı ile sanatçımız izleyicisini içsel bir yolculuğa sürüklüyor. Hazırladığımız bu söyleşiyi okurken sizlerin de yazımızdan lezzet alacağınızı düşünüyorum. 

Kullandığınız renklerin canlılığı ve yoğunluğu izleyiciyi, resimlerin içinde küçük bir yolculuğa çıkarıyor. Siz tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz ve bütüne yansıtmak istediğiniz mesaj nedir?  

Ortadoğu’daki dil semboliktir. Yıldızlar, hayvanlar, nesneler her şey konuşur hatta hikayenin kendisi bile anlatıcıdan koparak konuşur. Düz anlatım yoktur, her şey ima edilir. Resimlerim de öyle, bittiklerinde bir özne olurlar benden koparlar ve kendi başlarına var olmaya devam ederler. Örneğin Yunus Peygamber’in Ninowa’ya bir balığın karnında gönderildiği anlatılıyor. Bu öyle değil. Asurluların kullandığı ulusal sembollerden biridir. Yunus Peygamber oraya bir Asur gemisiyle döner. Mesaj konusuna gelince, evet sanat mükemmel bir ifade yoludur; ama dur şunu çizeyim de izleyici şunu anlasın demem. Sanat kültür inşasının lokomotifidir ve sanatçılar kendi varlığını bir amaca bağlar. İzleyicinin bu genel mesajı kavrayabilmesi için sanatçıyla paydaşlığı olması gerekiyor.

Bizlere, Kadir Arslan’ dan ve yaşam yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Yaşadıklarımın farkında olarak yaşayan biriyim ve işimi, sanatımı çok önemsiyorum. Sanatım söz konusu olduğunda disiplinden asla ödün vermem. Bu yüzden verdiğim kararların beni aşağı yukarı nerelere vardırabileceğinin bilincinde yaşıyorum, asla pes etmedim. Ben bir sanatçıyım.

Dil olgusuna takıntılı bir insanım, herhangi bir dil değil, kastettiğim ifade edebiliyor olmak, ayrıca her bir kelimenin etimolojik kökenlerini çok merak ediyorum. Bir kelimenin geçirdiği süreç o kadar önemli ki. Resimlerimde de öyle. Eğer resimlerim konuşamıyorsa estetik yönleri çok beğeni alsa dahi beni ikna etmiyor.

Tarzınız ile fark yaratan bir sanatçısınız. Gündelik yaşamınızda bir sanatçı olarak hangi olgu ve değerler sizi besler?  

Farklı şeylerden ders çıkartıyorum. Bir şiirdeki coşku ya da dinginlik, hayatın içindeki akış, bir heykeldeki yaşam, tarihteki tahrikler, büyük yazarların gözlemlerindeki derinlik, bir ozanın anlatımı, antik dönemin dili ve mirası, doğa olayları, evrimin muazzam devinimi… Beni bu tür şeyler çok etkiliyor. Mezopotamya kültürü beni çok etkiler. Orası her şeyin başladığı ve devam ettiği yerdir, tüm kültürlerin anasıdır. Hangi coğrafyada yaşarsam yaşayayım hep orayı hissederek yaşarım, ruhum oradadır benim. Yürümeyi ve gezmeyi çok severim ama bunları hobiden saymam. İnsana derinlik katar. En son eşimle motosiklet ve çadırla 70 kadar şehir gezdik, evlenmeden önce de yalnız çok gezerdim.

Sizi diğer sanatçılardan farklı kılan, resim tarzınızın beğenilmesini en çok etkileyen faktör sizce nedir?

Her sanatçı kendi eyleminin öznesidir. Bazıları beni çok etkilemiştir; ama resimlerinden ziyade inatlarına hayran kalmışımdır. Kendini adamak basit insanların verebileceği bir karar değildir. Büyük ve devrim yaratan sanatçıların biyografilerini edindim. Albert Camus insanların eskiden çok düşündüğünü ama az okuduğunu, şimdikilerin ise çok okuduğunu ama az düşündüğünü ve bu durumun yanlış olduğunu tespit etmiştir.  Mükemmel bir tespit. Kendimizle yalnız kalmak gerekiyor. Pencere orada. Bilmekten ziyade hissedebilmek gerekiyor. Başkalarından farklı mıyım değil miyim onu tam olarak bilmiyorum. Çok fazla ressam tanımıyorum, tanımak istemedim.

Yerli ve yabancı sergilerde yer aldınız mı? Bizlerle deneyimlerinizi paylaşır mısınız? Sanatla yolculuğunuz nasıl başladı?

Henüz yurt dışında resimlerim sergilenmedi; fakat Polonya, ABD ve Avusturya’ya resimler buradan satın alınarak gittiler. Meşakkatli zamanlar geçirdim bu durum benim sergilerde biraz geç boy göstermeme sebep oldu. 6 Kasım itibariyle TÜYAP FUAR’INDA ve  13 Kasım itibariyle F_SANAT GALERİ Nişantaşı’daki kişisel sergimde işlerim görülebilir.

Yakın zamanda yeniden gerçekleştirmeyi düşündüğünüz yeni bir proje veya sergi var mı?

2019’da kişisel sergimde sergilenecek resimlerim ‘’BABİL’’ serisinden. İrili ufaklı yirmiden fazla resim olan bir seri.  Bir kısmı TÜYAP FUAR’ında da sergilenecek. Bu projeden sonra yeni bir seriye başlayacağım. Serinin adı ‘’ARRIVALS (gelenler)’’ olacak. Kaç resimden oluşacağı ve nerelerde sergileneceği henüz net değil.

…Çabalarını ve başarılarını takdir ettiğimiz Kadir Arslan ile sanatı üzerine, merak edilen konular hakkında bugün söyleşi yapma fırsatı bulduğumuz için mutluyum. Renklerin dilini ve duyguları estetik birikimi ile yansıtan sanatçımızın yaşam ve sanat yolunda başarılarının devamını bekliyoruz. Sanat özdeyişimiz ile sohbetimizi burada taçlandırırken sizlere yeni bir yazıda görüşene dek esenlikler dilerim. Hoşçakalınız!

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir