İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Elif Hacıoğlu: Mesleğimi “tutku” ile yapıyorum

Elly’s mimarlık şirketinin kurucusu Elif Hacıoğlu ile kentleşme, tarihi binalar, mimari uygulamalar ve resim tutkusu hakkında konuştuk.

Bize kendinizden bahseder misiniz?

Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümünü bitirdikten sonra UCLA School of the Arts and Architecture’den Mimarlık Yüksek Lisansımı aldım. 2006 senesine kadar sektörde profesyonel olarak konut ve iş yeri anahtar teslim proje uygulama çalışmaları yaptım. 2006-2011 yılları arasında Dubai’de yaşadım; İstanbul’dan Cape Town’a, Hindistan’dan Fas’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada Christian Dior Haute Couture mağazalarının mimari yönetimini gerçekleştirdim. 2011 yılında tekrar serbest mimarlığa dönüş yaptım; Ellys mimarlık şirketinin kurucu ortağı olarak mimari ve proje koordinatörlüğü görevime devam etmekteyim.

Mimar olmaya nasıl karar verdiniz?

Lise yıllarımdan beri çizimle, sanatsal, yaratıcı konularla, üretmekle, el emeği tasarımlarla ilgiliydim. Bu anlamda sürekli yeni objeler de üretmeyi bazen yeni baştan şekillendirmeyi seviyordum. Bunun dışında şehirleşme, binalar, tarihçeleri de ilgi alanıma giriyordu. Sıklıkla mimari çalışmaların sergilendiği yayınları, etkinlikleri takip ederdim. Kişisel yatkınlıklarım, ilgi alanlarım sanırım beni günden güne mimarlık mesleğine daha çok yaklaştırdı. Halen takı tasarımları ve obje tasarımları yapmaktayım. Mimari uygulamalarımda da kendi tasarladığım objeleri de sıklıkla kullanıyorum.

Tarihi binalara olan ilginizden bahsetmiştiniz? Daha önce tarihi binalarda restorasyon çalışmalarınız oldu mu?

Yıllar önce (2006 yılında) Laleli’de Taşhan Restoran’ı restore etmiştim. Tarihi yapıların kendine has ayrı bir havası, dokusu var, beni çok etkiliyor.

Taşhan Restorant

Yurt içi ve yurt dışında sizi etkileyen tarihi yapılar var mı? Hangileri? Neden?

Yurt içinde Göbeklitepe beni en çok etkileyen yerleşkedir, buranın benim için önemi tüm tarihi değiştirebilecek güce sahip olan arkeoloji açısından değer teşkil eden karbon testlerinin raporuna sahip olmasıdır. Göbeklitepe’nin, varoluşun en eski mimari yapılaşması oluşu, mimari tarih bilgimin ve tüm insanlığın ezberini bozmuştur adeta. Eserlerde, inanca saygı değerlerinin yuvarlak formda yansıtılmasını, doğa ve hayvan olgusunun ön planda tutulduğu motiflerin kullanılmasını, son derece etkileyici buluyorum.

Yurt dışında da en etkilendiğim tarihi yapı, Şangay şehrindeki insan eliyle yapılmış dev Buda heykelidir. Tek parça yeşim taşı yontularak tamamen insan gücüyle oluşturulan dev Buda heykeli ve tapınak benim soluğumu kesen, en çok etkilendiğim tarihi yapı ve eser olmuştur. Genel anlamda insan oğlunun işçilik sınırlarını zorlayan yapım aşamaları içeren eserler beni etkilemektedir, mesleki tecrübem nezdinde ve bakış açıma göre ezberimin bozulduğu yapılar beni büyülemektedir.

Peki İstanbul’daki kentleşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu anlamda fark yaratan uygulamalar yapmak mümkün mü?

İstanbul, tarihi ve insan popülasyonu açısından, pek çok değer barındıran kozmopolit bir metropoldür. Kentleşme, gelişen şehir ve şehrin evrimi açısından kaçınılmaz bir olgudur. Zaman ve mekân ikileminde şehir insan evrim sürecinde paralel olarak gelişir ve genişler. Kentsel dönüşüm süreçte gereklilik içerir o yüzden destekliyorum ama bu süreç mutlaka eski tarihi yapılara ve tarihi dokuya saygı gerektirmelidir. İnsanlık tarihinin bize hediye ettiği eserler kesinlikle korunarak onlar baz alınarak proje geliştirmek en doğru seçenektir.

Biraz da röportajın başında bahsettiğiniz obje tasarımlarınızdan bahseder misiniz? Ağırlıklı olarak ne tür ürünler tasarlıyorsunuz?

İnsan ve yaşam olgusu mimari tasarımda kullanım ve tasarımı birleştirme becerisidir. Bu bağlamda genelde hem görüntüyü zenginleştiren hem de kullanımda müşterilerime kolaylık sağlayan objeleri tasarlamaya gayret ediyorum. Genel anlamda sanat resimleri, yastıklar, kitaplık, battaniyeler tasarım listemde ön plana çıkmakta.

Tasarımlarınızda ve mimari uygulamalarınızda size ilham veren unsurlar nelerdir?

Tamamen iç sesimi takip ediyorum. Gelen ilhamı, bilişe geçirip tasarımı destekliyorum.

Yakın zamanda katılmayı düşündüğünüz fuarlar var mı?

Çok yoğun çalışıyorum. Fırsat buldukça yurt içi ve yurt dışında mimarlıkla ilgili fuarlara katılım göstermeye çalışıyorum. Bunun dışında her sene eylül ayında gerçekleşen Contemporary İstanbul’a katılma düşüncem var. Resim çizmeyi de çok seviyorum. Kişisel olarak veya bir ressam arkadaşımla karma sergi açabiliriz.

Mimari uygulamalar, obje tasarımları ve resim…Çok yönlü bir duruşunuz var cidden…Peki ne tarz çizimler yapıyorsunuz?

Spirütüel hayatımı yansıtan bir tarzım gelişti, 15 yıllık resim eğitim ve tasarım hayatımda, “yaşam hapishaneleri” adlı bir sergi hazırlığı içerisindeyim, tamamen meditatif ruh halimde duygu ve düşüncelerimin günlük standart hayatta sanat bulmuş hali demek çok doğru olur tarzım için.

Elif Hacıoğlu’nun çizimlerinden bir örnek

Son olarak eklemek istedikleriniz…

Mesleğimi “tutku” ile yapıyorum. Ve her meslekte tutku ile yapılan işlerin mutlaka başarı getireceğine inanıyorum. Sanıyorum ömrümün sonuna kadar tasarlamaya, üretmeye ve çalışmaya devam edeceğim.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir