İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Osmanlı’da Bilim, Kültürel Yaratı ve Bilgi Alışverişi” Türkiye İş Bankası yayınları’ndan çıktı

Osmanlı devleti’nin İslam dininin altın çağından sonraki kültürel ve teknolojik gelişmesinin kendi içine kapalı bir şekilde gerçekleştiği, yeniliklere karşı duyulan ilgi ve alakanın git gide azaldığı ve bunun sonucunda Osmanlı imparatorluğu’nun duraklama ve hatta gerileme dönemine girdiği uzun yıllar boyunca kabul gören genel bir görüştü. Özellikle Batı dünyası 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın başlarındaki Osmanlı devletini bu şekilde görüyordu. Bu alanda son 60 yıldır İngilizce yazılmış ilk eser olma özelliğini taşıyan “Osmanlı’da Bilim” kitabında  Doçent ve aynı zamanda Osmanlı uzmanı Miri-Shefer-Mossensohn, Osmanlı toplum ve kültürünün zengin bir bilimsel hayatı mümkün kılabilecek bereketli ortamı sağladığını öne sürmektedir.

Osmanlılar dışarıdan gelen icat ve buluşları kendi ihtiyaçlarına göre değiştirip bunları geliştirmekte çok başarılılardı. Örnek vermek gerekirse; 1877 yılında Osmanlı İmparatorluğu dünyanın yedinci en uzun telgraf ağına sahipti. Hatta dönemin modern iletişim altyapısı bakımından zamanın en gelişmiş devletlerinden biriydi Osmanlı. Hatta İmparatorluk içinde bilim, eğitim ve öğretim mekanizmaları, teknolojik gelişmelerde devletin üstlendiği rol ve bilimi üreten ve kullanan Türkçe ve Arapça konuşan Osmanlılar üzerinde önemli bir rol oynamıştır.

Sonuç olarak, Osmanlı İmparatorluğu’nun bilimle olan ilişkisi, imparatorluğun 600 yıl sürmesini sağlayan dinamik unsurlardan biridir. Bu doğrultuda Osmanlı’da Bilim, bilginin “ne” olduğu sorusundan ziyade “nasıl” sorusuna, yani Osmanlı’nın bilgiyle etkileşime geçtiği süreçlere ve bunlara atfettiği değerlere odaklanmıştır. Çeşitli tarihlerde ve mekânlarda Osmanlı için bilmeye değer şeyler nelerdi? Osmanlı bunları nasıl öğrenmeye çalıştı? Karşılaşılan zorluklar nelerdi? Osmanlı’nın sistemleştirilmiş bilgiyle olan deneyimlerinin ortaya çıkarıldığı “Osmanlı’da Bilim” kitabı, erken modern dönem Ortadoğu bağlamında “bilim” etiketinin altında yatanların tanımlanması açısından da bir rehber niteliği taşımaktadır.

Miri-Shefer-Mossensohn Kimdir?

Miri-Shefer-Mossensohn, Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Tarihi Bölümü’nde doçenttir. Aynı zamanda İmparatorluğun Arapça ve Türkçe konuşulan bölgelerindeki kaynaklar üzerinde çalışmalar yapan bir Osmanlı uzmanıdır. Başlıca çalışma alanları âlimler ile halk, hamiler ile himaye ettikleri kişiler ve devlet ile birey arasındaki sosyal ilişkiler çerçevesinden ele aldığı tıp ve bilimdir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.