İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Restorasyon, Arkeoloji ve Müzecilik Teknolojileri fuarı Heritage İstanbul hakkında…

Merhaba değerli Gazete Sanat okuyucuları, bu hafta sizlere tarih sahnesinde birçok medeniyete beşiklik yapmış olan Türkiye‘mizin günümüze kadar ulaşmış olan kültürel miras ve eserlerinin önemini vurgulayan ve ülkemizde bu sene itibariyle 4. kez düzenlenen Heritage İstanbul hakkında yazıyorum.

Bilindiği üzere geçmişte var olan yaşamların en büyük kanıtları anıtsal tapınaklar, devasa tiyatrolar, geniş şehir surları, halk evleri ve hamamlar, kaya mezarları ve lahitler,  heykellerdir. Kişisel merak ve ilgi alanı tarih, arkeoloji ve sanatsever olan okuyucularımız için oldukça heyecan verici organizasyonlardan biti olan Heritage İstanbul’ u ziyaret etmelerini tavsiye ederim.

Heritage kelime anlamı ile “Miras” yani  kültürel mirası yaşatmak anlamına gelmektedir. Pers, Helenistik dönemler, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı başta olmak üzere burada saymadığım nice medeniyet ve krallıklara ev sahipliği yapmış olan ülkemiz arkeoloji ve heritage açısından oldukça kıymetlidir.

Anadolu kültür mirasının çarpıcı keşfini sunmanın yanı sıra kültür mirası konusunda hizmet veren kamu kurumları, özel sektör firmaları, birbirinden değerli konuşmacıları, arkeolog, restoratör, konservatör, mimar ve müzecileri buluşturmak için düzenlenen “HERİTAGE İSTANBUL” 11-12-13 Nisan tarihlerinde  HİLTON İSTANBUL Exhibition Center’ da ziyaretçilerini bekliyor.

Fuar program yelpazesi oldukça geniş diyebilirim. Göbekli Tepe’ den, İtalyan Kültür Bakanlığının fuara katılımına, açılması hedeflenen 200 yeni müzeden, 1000’e yakın restorasyon çalışmasınına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan, oldukça özenle hazırlanmış bir program Heritage İstanbul 2019.

Akademisyenler ve profesyoneller ile fikir alışverişinde bulunmak ve konferanslar aracılığıyla dünyada gündeminden haberdar olmak için, kültürel miras ile ilgili faaliyet gösteren yayın kuruluşlarını buluşturan 3 günlük program bir diğer deyişle “ülkemizin tarih ve sanat varlığını korumak, saklamak ve gelecek yıllara aktarmayı” hedefliyor.

“Geçmişe Gelecek Sağlamak” mottosu ile düzenlenen fuar programında Tarihçi – Yazar İlber Ortaylı program konuşmasında, arkeoloji ve heritage’in bir ülke için önemini kendi kıymetli perspektifinden değerlendirdi. Değerli İlber Ortaylı halka açık konuşmasında ülkemizin insanlık ve tarih açısından oldukça önemli olduğunu vurgularken sözlerine “ahlak metafizik bir kavram değildir, bir yaşam çizgisi hatta kültürel bir olgudur” sözleriyle devam etti. Ülkemizin Mezopotamya tarih sahnesinde yazıya geçişte ilk sırada yer almış olmasak bile ziraat ve tarımcılıkta ilk sırada varolmamızdan, bakır ve kalay karışımından elde ettiğimiz bronz ve dönem ayrıntılarına kadar bilgi aktarımları ile program konuşmasında yer aldı. Fırat Havzasında varolan maden yatakları, çok zengin olan İran Selçuk’ luların han, saray ve eserlerinden, Bizans Ermenilerinin sanat anlayışından ve günümüzde ise  bu zengin, kültürel mirasa, öncelikle ahlaki ve etik değerleri koruyarak sahip çıkabileceğimizden bahsetti. Ülkemizde tarihi eser ve miras karşısında var olan düşman niteliğinde ki unsurlardan da sırasıyla bahsetti. Bunlardan ilkinin tarihi eser kaçakçılığı iken bir diğer unsurun ise kendi içinde bir çeşit mafya mekanizması ve çetecilik oluşturmuş olan hatta rant büyüklüğüne göre kimi zaman sonu aile ölümleri ve inatlaşma facialarıyla biten, meşru olmayan definecilik çalışmalarının heritage açısından ne denli tehlikeli usurlar olduğunu örnekleriyle belirtti. Mütehatit firma ve ekiplerininde kimi zaman ülkemizde, antik coğrafyalarda tarihi eser buldukları halde prosedur gereği belirlenmiş zaman engeline takılmamak için eserleri izinsiz tahrip edip, çoğunlukla yok etmelerinin kültürel miras açısından büyük bir kayıp olduğunu konuşması aracılığıyla vurguladı.

Heritage İstanbul’ un aynı zamanda , Dünyaca ünlü arkeolog, restoratör, konservatör, mimar ve müzeciler; kültürel bilgi birikimlerini bizlerle buluşturmasının yanı sıra “müzecilik, sanat tarihi, arkeoloji” akademik eğitiminin içeriğimizin ülkemizde “kültürel mirasa sahip çıkmamız” adına ne denli  önemli olduğunuda hatırlatır nitelikte olduğunu düşünüyorum. Öyle ki, hali hazırda içine doğmuş olduğumuz tarihsel coğrafyada çoğunlukla toplum olarak kültürel mirası önemsemediğimiz, araştırmayarak, tarihle ilgilenmeyerek aslında sahip çıkmamış oluyoruz. Var olan bu yaşam tarzı yerine perspektifimizi genişletmenin ve  daha farkındalıklı yaşayabilmen ancak tarih sahnelerinide anlamaktan geçtiğine inanıyorum. Şahsi olarak kanaatim ise bir coğrafyada önce ki yaşamlarda var olmuş olan toplumların sosyal yaşayışları, davranış biçimleri, düşünce sistemleri hatta gündelik yaşamda konuştukları dil ( lisanların ) anlaşılmadan, günümüzü anlamlandirmada eksik kalacağımızdır .

Restorasyon, Arkeoloji ve Müzecilik Teknolojileri Fuar ve Konferansı Heritage İstanbul’ un bir sonra ki durağı ise  dünya müzeciliğinin yeni başkenti olan Abu Dhabi’de, “Heritage Middle East” olarak düzenlenecek. Bir sonra ki yazıda buluşmak dileğiyle  sevgi ve saygılar…

Tülay Çağlar Kadı

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mission News Theme Compete Themes tarafından yapılmıştır.