Rokoko Sanat - GAZETE SANAT İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Rokoko Sanat

Rokoko denince akıllara, “yoğun süs, asimetri hatta gözümüzü alan abartılı yaldızlama ve belki de daha ihtişamlı hale gelsin diye eklenen beyaz ve pastel renkler” gelmelidir. Aslında bu sanat akımı, geometrik ve simetrik stiline karşı bir tepki olarak doğmuştur. En çok ta bu nedenle, “güce karşı olan eğilim yerini artık hoş ve dekoratif olana bırakmıştır” diyebiliriz. Bu sanat, günümüzde de çeşitli alanlarda kendine fazlasıyla yer bulmaktadır. Tahminlerin çok ötesinde bir hızla yayıldığı da anlatılan rivayetler arasındadır. Örneğin İngiltere, Avrupa, Almanya ve Rusya’nın diğer bölgelerine hızla yayılmıştır. Bence, Rokoko Sanat’ın taşıdığı zarif mizah anlayışı kadar ihtişamı yansıtması insanlar tarafından oldukça sevilmesinde ve beğenilmesinde büyük rol oynamıştır. Sıradan olaylar ve yaşananlar resmedildiğinde daha dekoratif ve cilveli şekilde yansıtılıyor olmaları ilgiyi fazlasıyla çekmiştir. Bunun yanı sıra Rokoko figürler resim sanatı kadar senaryolarda, heykel, edebiyat, müzik ve tiyatro alanında da kullanılmaya başlanmıştır.

Bir düşünsenize, şık ve süslü mobilyalarla ve süslü aynalarla tasarlanmış mekanların bu kadar gösteriş yetmezmiş gibi birde alçıdan devasa kabartmalar, yaldızlar ve duvar boyaları ile tamamlandıklarını?

İşte tam da taşıdığı bu ruh sebebiyle, Rokoko Sanat tam anlamıyla kendini en çok mimari alanda göstermektedir. Yine de bilmenizi isterim ki Rokoko Sanat anlayışı coğrafi konum ve bölgelere göre kendi içinde çok daha zarif ve belki çok daha sadeleştirilerek var olmuştur. Dolayısıyla daimi bir gösterişten bahsedemeyiz. Örneklendirecek olursam, Rokoko, Fransa’da elit kesimin hatta soyluların yaşattığı bir akım olması nedeniyle, haz sembolünün yanı sıra zarafeti yansıtmaktadır.

Hac Kilisesi

Ülkemizde Topkapı Sarayı’nın giriş kapısı ile Ayasofya arasında bulunan III. Ahmet Çeşmesi, Rokoko Mimari’ye bir örnektir. Yumuşatılmış dikdörtgen planın yanı sıra yer alan yaldızlı motifler, çiçekler ve çeşmeler oldukça dikkat çeken mimari yapılar arasında yer almaktadır. 

Sultan Ahmet

Rokoko’nun tarihsel gelişimine kısaca değinecek olursak; “Fransa’da Kral Louis’in ölümüyle, idarenin Paris’e taşınması sonucu aristokrat kesimin sosyal hayatı ve eğlenceye yaşamlarında epeyce yer vermeleri nedeniyle, dönemin kültür ve sanat akışının şehir merkezine taşınması, ilk basamağı meydana getirmiştir”.

Şayet, Rokoko Sanat akımının diğer akımlar ile ilişkisini ifade edecek olursak, “Barok ile Aydınlanma arasındaki geçiş evresidir” diyebiliriz. Bu nedenle, İngiltere’de gelişen resim sanatı, Rokoko “ihtişamlı görüntü’ olarak da tanımlanıyor olsa da bu dönemde aydınlanma habercileri de hatırlanması gereken oluşumlardandır. 1715 – 1774 yılları arasında aydınlanma çağı yaşanmıştır. William Hogarth, Sir Joshua Reynolds gibileri sayesinde Rokoko akımı, aydınlanmaya uygun biçimde daha mantıksal, tutarlı hatta ölçülü ve makul bir veçhe kazanmıştır. Oysa ki bu dönemde ressamlar daha çok 5 duyu organı ile görülene, algılanana ve hissedilene önem veriyorlardı. Rokoko sanat dönemi denince unutulmaması gereken bir diğer oluş ise Rokoko sanat anlayışının hemen önce var olan yani oluşumuna zemin hazırlayan ”Barok” sanatıdır. Rokoko, Barokun son aşamasıdır. Fransız İhtilâli sırasında yaşayanlar Barok sanatın zirve işleyişine son vermiş ve konumuz olan “Rokoko“ya zemin hazırlamıştır. Aralarında ki benzerlikler hayli fazla olsa da, Rokoko resimlerinin konularının genelde dönemin burjuva, zengin olan soylular olarak adlandırılan kesim tarafından belirlendiği en önemli fark sayılabilir. Belki de zenginlik, sevgili konulu temalar, eğlence temaları, aristokratik yaşam, dönemin insanının ilgisini çok daha fazla çekmiştir. Sanat, dinsel konular yerine toplumsal konuların işlenmesi şüphesiz ki sanat kavramını değer olarak değil gösterişi yansıtma aracı olarak algılarda yer değiştirmiştir. Bu değişimin temel sebebi ise daha önce bahsettiğim, İhtilal ve devimlerin, ekonomik ve sosyal etkileridir.

Yazımı buraya kadar okuyup ve beğendiyseniz paylaşmayı unutmayınız. Değerli yorumlarınızı bekliyoruz. Yeni bir yazı da görüşene dek, hoşçakalınız!

“İnsan yaşamı, hiç kuşku yok ki, hüzünlü bir gösteridir: çirkin, sıkıcı ve çapraşık. Sanatın, duyarlı insanlar için, bu dayanılmaz yük ve acıyı kovmaktan başka bir amacı yoktur.”

Gustave Flaubert

KAYNAKÇA

Rokoko Sanatını Tanıyalım – Flavio Conti

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir