İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Şehitler Abidesi

Bugün günlerden 18 Mart Çanakkale şehitleri anma günü olmadığının farkındayım!

Senede yalnızca bir gün kutlanabilen özel günlerde kıymet verdiğimiz kişi ve toplumsal olayları hatırlamak yerine her zaman hatırlamak ve yaşatmaktan yanayım. Dolayısıyla bu hafta ne zaman ziyaret etsem, kendimi huzur ve güven içerisinde hissettiğim  “Çanakkale Şehitler Abidesi” hakkında bildiklerimi Gazete Sanat okuyucuları ile paylaşmak istedim.

Şehitler Abidesi, yeryüzünün farklı, birçok  coğrafyasından savaşa katılan “şehitlerimizin toplu bir şekilde göğe yükselişini” temsil etmektedir.

Uzaktan göründüğünde Türk Bayrağı mozaiği ile muhteşem bir görüntü sergileyen Çanakkale Şehitler Abidesi, I. Dünya Savaşı  esnasında bu coğrafyada yaşananların hatırlanmasının yanı sıra zaferi ve vefa duygusunu gözler önüne seren en büyük eserler arasındadır. Yüzbinlerce şehit vererek kazandığımız bu kutsal zafer, hem birlik hem de beraberliğimizin ebedi sembolüdür. Abidenin tavan kısmında mozaikten, Türk bayrağı işlenmiştir.

Abidenin bulunduğu bahçenin her yerinde tarihe damga vurmuş bir eser var. İnsanoğlu, şehitlik abidesinin bulunduğu bu çok geniş alana ayak basar basmaz, vefayı ve maneviyatı yüreğinin en derininde hissedebiliyor. Abidenin iç kısmında buram buram özgürlük ve tarih kokan, adeta insanı güçlü hissetmeye zorlayan ayrı bir yer var gibi… Örneğin, Arıburnu muharebelerinden sonra bir Anzak askerinin yanında Avustralya’ya götürdüğü iddia edilen ve bir Türk askerine ait olan kafatası, yıllar sonra10 Mart 2003 tarihinde Türkiye’ye teslim edilmiş olup18 Mart 2003’te resmi törenle bugünkü noktaya defnedilmiştir. Çanakkale Şehitler Abidesi; 4 ayak, bir kubbeden oluşmaktadır. Yüksekliği ise 41,7 metre denizden yüksekliği ise 92 metredir.

Her yıl 18 Mart tarihinde, ülkenin dört bir yanından gelen ziyaretçilerden, abide içinde yaşayan serçelerin şehitlerin ruhlarını taşıdığına dair, inançlar var.

“Çanakkale Şehitlik Abidesi” denince ilk akla gelen öğeler arasında muharebe anlarını yansıtan kabartma rölyefler gelir. Abidenin etrafında ki denize bakan dört rölyef ise deniz savaşlarını anlatırken, karaya bakan dört rölyef ise kara savaşlarını anlatmaktadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934’te müttefik askerleri için söylediği sözlerin yer aldığı mermer bir kitabe ve arka bölümünde sembolik mezarlıklar bulunmaktadır.


Şehitler Abidesi, hakkında araştırmalar yaptığımda  maddi sıkıntılar nedeniyle Şehitlik Abidesinin yapımının birkaç kez duraklatıldığını ancak Milliyet Gazetesi’nin ulusal çapta başlattığı bağış kampanyasının tüm halkımızdan destek gördüğünü ve eserin tamamlanabildiğini öğrendim.

Toplanan bağışlarla Çanakkale Şehitler Anıtı ancak  nihayete erebilmiş ve böylece 21 Ağustos 1960 tarihinde yani Cumhuriyet’ in ilanından yıllar sonra resmi açılışı gerçekleşmiştir. 

Mustafa Kemal‘in Çanakkale savaşı esnasında yükseliş öyküsünü sembolize eden “3’ lü Anıt Heykel” ise bir kompozisyon şeklinde yapılmıştır. Heykele baktığımda insana geçen duygunun hala şehitlerimiz orada ve koruyucu ruhlarının her an bizlerle olduğudur.

Bilmelisiniz ki, yazmak için karar verdiğimde ve kaynak araştırması yaparken “Şehitlik Abidesi” hakkında birbirinden farklı hikayeler ile karşılaştım. Toprağı Vatan yapmak ve Vatan toprağını korumak için Şehit olan tüm ecdadımızı saygıyla anıyorum. Bizlere düşen görevin onların emanetine sahip çıkmak olduğuna inanmaktayım.

Bu haftanın sanat özdeyişi ile yazıya burada ara verirken, yeni bir yazı da görüşmek üzere sevgi ve saygılarımı sunarım. Hoşçakalınız

“İnsan her gün hoş bir şarkı dinlemeli, iyi bir şiir okumalı, güzel bir resme bakmalı ve mümkünse aklı başında birkaç söz söylemelidir ki, insan ruhuna aşılanan güzel duygular silinip gitmesin!”

Johann Wolfgang Von Goethe

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir