İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir Resim Önünde: Metropolis


George Grosz’un tablosu, Fritz Lang’ın ünlü filminden yaklaşık on yıl öncesinden, Metropolis adını daha önce kullanan da o. Tablo, 1917-18 yıllarından kalma, tam da ilk Dünya Savaşının Avrupa kıtasını mezbahaya çevirdiği yıllar.

Tablo bu anlamda, çağının tanığı, oluşturduğu uygarlıkla övünen kıtanın kendi kendisine itirafı: Avrupa uygarlığı kof bir hikâyeden, bir yanılsamadan ibaret. Dünya Savaşını bir sınav, Tarih denen mevhumun insanoğlunun önüne getirdiği yeni ve zorlu bir aşama olarak görmek ve onunla mücadele etmek mümkün. Beri yandan akıl geçmişte kalıyor: Bunun mutlaka muhafazakârlık, tutuculuk değil ama muhafazakârlık olarak belirmesi şart değil. Geçmişle şimdiyi kıyasta inat ve yeni olan’ın kusurlarını durmaksızın dile getirmek olarak gerçekleştirilecek bir mücadele de mümkün.

Grosz Berlinli ama burası Berlin değil, tek bir şehir değil, hatta tek bir ülke değil ama mutlaka Avrupa kıtası. Metropolis dendiğinde nüfus ya da hacimden çok kültürel bir doku kastediliyor. Tablonun odağında Uzakdoğu ya da Amerika yok, Grosz’un sorunu o anda ve Avrupa’da.

Tablodaki kırmızı hemen tehlikeyi çağrıştırır, ardından kanı, bedendeki yarayı, organizmanın parçalanmaya yüz tutmasını akla getirir. Caddelerin kesişmesi de gariptir: Perspektif çizgiseldir ama çarpıktır. Şehrin aldığı görünüm, ancak algı sakatlanarak yansıtılabilir.

Ve resmedilenler: Bunlar kimlikten yoksun, artık yığına dönüşmüş insanlardır. Uzaktakiler bir düzen içinde akıp gider gibiyse de, yakındakiler karmaşa içinde birbirlerinin içine girmiştir. Büyük şehrin düzenli gözükse de cehennemi andıran kuralsızlığını görürüz resimde.

Bu hengâmede, belleğin derinliklerinden Gülten Akın dizeleri geliyor: Ah, kimselerin vakti yok / durup ince şeyleri anlamaya. Bu duygu ilk kez 20. yüzyılın başında belirdi: zaman hızlandı ve bizim dışımızda akmaya başladı. Caspar David Friedrich yaşasa ve görse, bu çağda resmedemezdi herhalde!

Haklı olabilirdi: Gerçek, resmedilemez bir şey olabilir.


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir