İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Budalaların Şerefine – Gürciyev ve Performans


Gürciyev’in ezoterik öğretisi ve sırlarla dolu yaşamı üzerine epey kitap yazılmasına rağmen uygulamalarını performans sanatının öncü çalışmaları bağlamında ele alan incelemelerin sayısı fazla değil. Hale Birgül Akçakmak bu bakımdan dünya literatüründe de önemli bir açığın kapanmasına katkıda bulunuyor.

Gürciyev gerek öğretisi gerekse yaşamıyla ezoterik gelenek içinde önemli bir yere sahip kuşkusuz. Ancak onu asıl ilginç kılan ve hatta etkilerinin ölümünden sonra da değişik yönelimler içinde sürmesini sağlayan, bu geleneğin dışında ve ötesinde, herhangi bir aidiyete bağlılıkla değil, tam aksine hiçbir aidiyet tanımazlıkla ancak ifade edilebilecek öğeler barındırmasıdır. Sanat uygulamaları Batı’daki sanat anlayışının yerleşik kalıpları içinde bakıldığında birbiriyle bağdaşmaz görünen unsurları bir araya getirir. “İnsanın Armonik Gelişimi Enstitüsü”nün çatısı altında ta 1917 yılından başlayarak, insanın daha üst bir bilinç düzeyine yükselmesini sağlamak üzere sürekli bir arayış içinde üretmiştir. Gürciyev’i çağdaşı sanatçıların gözünde cazip kılan da bu sürekli arayışla insana kendi zihinsel, bedensel ve ruhsal keşfi yolunda yeni ufuklar açmasıdır.

1979 yılında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’ya aday gösterilerek Gürciyev isminin dünya çapında tanınmasında büyük pay sahibi olan Meetings with Remarkable Men filminin ünlü yönetmeni Peter Brook bu sanatçılardan yalnızca biridir.

Gürciyev’i bizim açımızdan ilginç kılan bir diğer husus da hiç şüphesiz Anadolu’da yetişmiş ve hem yazdıklarında hem de müzik ve dans uygulamalarında bu coğrafyanın kültürel çeşitliliğinden beslenmiş olmasıdır. İki Dünya Savaşı sırasında oradan oraya sürüklenirken yolunun bir dönem işgal altındaki İstanbul’dan geçtiğini de ayrıca belirtelim.

Hale Birgül Akçakmak, 2017 yılında tamamladığı doktora tezine dayalı bu çalışmasında, Gürciyev’in uygulamalarını özgün ve sıra dışı kılan belli başlı noktaları saptayıp tanımladıktan sonra bunları Fütürizm, Dada, Bauhaus ve Fluxus gibi sanat hareketleriyle karşılaştırarak konuyu “performans sanatı” çerçevesinde irdeliyor.

Arka Kapak

Gürciyev, “93 Harbi” diye geçen Osmanlı-Rus Savaşı’nın etkisi altında, Kapadokyalı bir saz şairinin oğlu olarak, ailecek göç ettikleri Kars şehrinde büyüyüp yetişir. Tahminen 18 yaşındayken çıktığı yirmi yıllık muammalı bir yolculuğun ardından önce Moskova sonra Tiflis ve İstanbul derken sonunda Avrupa’nın yolunu tutup Paris’i kendine yurt edinir. Zihin, beden ve duygu bütünlüğü ideali ve yeni insan, yeni bir evrensel dil ve sanat şiarıyla geliştirdiği Metodu ve öğrencilerine komünal bir çalışma düzeni, ortak bir yaşam alanı sunan Enstitü ortamıyla, çok geçmeden etkisini okyanus ötesinde de hissettiren bir çekim merkezi haline gelir. Estetik değer, kişisel beğeni ve kültürel formasyon etrafında gelişen alışkanlıkları, kemikleşen önyargıları kırmayı amaçlayan özgürleştirici sanat anlayışıyla, dönemin sanat çevrelerinde de yankı bulur. Thomas de Hartmann ile birlikte yürüttüğü deneysel müzik çalışmaları, sanatın üretim ve alım süreçlerini tersyüz ederek icracıyı da izleyiciyi de o konforlu alanından çıkaran, disiplinlerarası olarak nitelendirebileceğimiz uygulamaları, Avrupa’da performans sanatının erken dönem örneklerini anlamamızı sağlayacak önemli ipuçları barındırır.

Hale Birgül Akçakmak, daha düne kadar Türkiye’de akademik camiada bile bir meczup olarak görülen ve dünyada da sıklıkla belli aidiyetler içerisine sıkıştırılan Gürciyev’in, öğretisinin beslendiği ezoterizmi yadsımayan ama onun ötesinde, dışa kapalı değil, aksine kategori dışı taraflarıyla tüm okumalara açık, karşılaştırılabilir bir yönünü ortaya koyuyor: performans sanatı.

Hale Birgül Akçakmak

Budalaların Şerefine –

Gürciyev ve Performans

200 sayfa

ISBN: 978-605-298-773-5

37 TL

Yayın Tarihi: Şubat 2021

KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir