Burak Erim: Sanatta mütevazilik kadar daha değerli bir şey yok. - GAZETE SANAT İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Burak Erim: Sanatta mütevazilik kadar daha değerli bir şey yok.

Benim bir resim tarzım var. Bir bisikletin serüvenini anlatıyorum. Manidar bir yere sahip olan bisiklet, hem metaforik olarak, hem sembolik olarak, hem de temsili derinlik açısından beni çok ilgilendiriyor…

Burak Erim

Resim dalında ulusal ve uluslararası yirmiye yakın ödül alan, birçok çalıştaya katılan, resim yarışması jüri üyeliği yapan, 2006 yılında Portekiz’de Evora Uluslararası 7. Genç Ressamlar Resim Yarışması Sergisi’ne, 2010 yılında K.K.T.C’de Yakın Doğu Üniversitesi Resim Sergisi’ne,  2011 yılında Barcelona İspanya’da İstanbul A Barcelona Esart Galeria’ya, 2012 yılında Romanya’da Küçük Şeyler 12.Resim Sergisi Köstence Sanat Merkezi’ne, 2014 yılında Polonya’da Uluslararası Toron Sanat Çalıstayı 6. Resim Sergisi’ne, 2016 yılında Paris – Fransa’da Küçük Şeyler Resim Sergisi Galerie Art’et Miss’e, 2016 yılında Paris -Fransa’da Arada Derede Resim ve Heykel Sergisi Linda Farrell Galeri’ya, 2016 yılında Singapore’de Silk Jounery To Art World Tour Exhıbıtıon’a, 2017 yılında Paris -Fransa’da Karma Resim Sergisi La Petite Galerie’da katıldığı sergilerin yanı sıra, yurt içinde de Türkiye’nin birçok şehrinde 72’ye yakın resim sergisine katılmış olan ve birçok kez kişisel sergi açan her daim başarılarına başarı ekleyen ressam Burak Erim’le sanat adına keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Mine Alpan: Öncelikle değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Burak Erim: Öncelikle böyle bir röportaj için ben çok teşekkür ederim. 1987 yılında Eskişehir’de doğdum. 2006 Yılında Eskişehir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim bölümünden, 2010 yılında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim iş Eğitimi Bölümünden ve 2014 yılında İzmir Yaşar Üniversitesi Sosyal Bilimler Üniversitesi Grafik Ana Sanat Dalından mezun oldum. Akademik anlamda çok güzel hocalarla çalışma fırsatı buldum. Hem sanat’ın okulundan hem de mutfağından geliyorum. Birçok ulusal ve uluslar arası karma sergi, çalıştay, sanat fuarları ve yarışmalı sergilere katıldım. 3 yıl Aydın Efeler Belediyesi Uluslararası Resim Çalıştayı, Aydın İncirliova Belediyesi Ulusal Resim Çalıştayı Sanat Danışmanlığı görevini üslendim. 2017 yılında İzmir Uluslararası 7.Ege Art Sanat Günlerinde komisyon üyeliğinde görev aldım. Son zamanlarda Devlet, Özel Kurum ve kuruluşların düzenlemiş olduğu resim yarışmalarında seçici kurul üyeliği yapmaktayım.

Resim sanatına başladığınız andan itibaren ana temanız “bisiklet” olmuş ve bunu benim gibi okuyucularda merak edecektir, bunun özel bir nedeni var mı?

Benim için özel anlamı şu şekilde var. 2010 yılında Barselona’ya bir karma sergi için  gitmiştim ve orada kaldığım süreçte bisiklet fotoğrafları çektim. Daha sonra bunları tuvale geçirerek çalıştım. 2011 yılında Çağsav Vakfının düzenlediği Ulusal 2. Söbütay Özer Resim Yarışmasında Başarı Ödülü’nü aldım. Daha sonra bisikletleri çalışarak o yıl bir çok yarışmadan ödül ve sergilemeler de yer aldım. Yaklaşık 10 yıldır bisikletler serisini çalışıyorum.

Yerli ve yabancı birçok önemli sergide yer aldınız. Bizlerle deneyimlerinizi paylaşır mısınız?

Evet, yarışmalı sergiler sayesinde galerileri tanıyorsunuz. Resimleriniz jüriden tam not alınca hem bir ödülünüz oluyor, hem de galerilerle çalışma fırsatınız oluyor. Örneğin 2016 yılında Ankara’da Platforma Sanat Galerisinin düzenlemiş olduğu 2. Yunus Ensari Resim Yarışmasından  ‘Velosipetler’ isimli çalışmamla üçüncülük ödülü almıştım. Bu benim için profesyonel bir galeriyle çalışmanın kapısını açmış oldu. Arkasından 5. Art Ankara Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarında Platforma sanat galeri standında yer aldım. Bu benim için çok özel oldu. Kısacası yaptığınız her iş size bir başka kapı açıyor. Önemli sergilerde yer almanız size değerli başarılı küratörleri tanıma fırsatı sağlıyor.

Bazen ilgi uyandırmak için de farklı olmak gerek. Sizi farklı kılan ve başarımın nedeni budur dediğiniz şey nedir?

İlgi uyandırmak için farklı olmaya hiç çalışmadım ama resim yapmak için çok çalıştım ve fazlasıyla emek verdim, vermeye de devam edeceğim, ediyorum da. Başarının nedeni ne derseniz eğer onun cevabı çok daha kolay. Çok çalışmak ve doğru yerlerde doğru projelerde yer almak. Olmadığınız yerde yoksunuzdur.

Tarzınız alışılmışın dışında. Siz tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz ve çalışmalarınızla vermek istediğiniz mesaj nedir?

Tarzım alışılmışın dışında belki şöyle olabilir. Bisiklet temasını bir kaç sanatçı daha çalışıyor ama değerli hocamız Özdemir Altan’ın bana söylediği bir cümleyi hiç unutmuyorum. ” Sevgili Burak, bisikletleri bir çok kişi çalıştı ama seninkiler kadar espası güçlü olmadı”. Bu beni çok onurlandırmıştı. Mesaj konusuna gelirsek aslında bir mesaj vermiyorum sadece keyif alarak çalıştığım resimleri sizlere sunuyorum.

Birçok ödül aldınız, sizin için en önemli ödül hangisidir?

Aslında hepsi benim için çok önemli ve özel ama aralarında bana daha sonra kapı açan ödüller neler derseniz, PlatformA Sanat Galerisi tarafından düzenlenen II. Yunus Ensari Resim Yarışması üçüncülük ödülüm ve 37. DYO Sanat Ödüllerinde sergilenmeye değer görülmem kariyerimde çok etkili oldu.

Kullandığınız malzemeler ve boya çeşitleri neye göre şekilleniyor?

Malzemeler konusunda çok hassasım; boyaları, vernikleri ve tuvalleri çok özel seçiyorum ve en iyi malzemelerle çalışmayı tercih ediyorum. Çünkü çok güzel bir yemek yapmak istiyorsunuz, bu yüzden malzemelerin en iyisini ve en tazesini kullanmak istersiniz. Bende atölyemde böyle düşünüyorum.

Örnek aldığınız sanatçılar var mı?

Tabi ki de var. Sanatçının çalışmasının yanı sıra duruşu, sanat felsefesi, kimliği benim için çok önemli. Tez danışmanım olan ve çok şeyler öğrendiğim benim ustam ve atölyesinden mezunum dediğim değerli hocam Umur Türker, yine örnek aldığım özgün baskı atölyesinden mezun olduğum, bana baskı disiplinini pentür disipliniyle çalışmamı sağlayan değerli hocam Atilla Atar. Bu hocalar geleneksel kültürü çağdaş sanatla buluşturmama çok yardımcı oldular. Ayrıca güncel takip ettiğim çalışmalarını severek izlediğim, izlerken halen bir şeyleri öğrendiğim çok sanatçı var.

Güzel sanatlar okuyan öğrencilere tavsiyeleriniz olur mu?

Aslında çok şeyler var ama özetlemek gerekirse şunları söylemek isterim. Çok çalışsınlar, öğrenciyken bir çok yarışmalara katılsınlar. Nedeni ise kendi coğrafyalarından çıkıp kendi yaşıtları neler yapıyor bunu görebilirler. Kendilerini sorgulama şansları olur. Ben neredeyim? Önümde kimler var? Arkamdan kimler geliyor? sorularını sorabilirler. Çok fazla sergi ve katalog incelesinler. En önemlisi de çok üretsinler ürettiklerini paylaşsınlar. Artık teknoloji çok gelişti ve sosyal medya artık bir tuşla cebimizde. Güzel sanatlar öğrencisinin sosyal medyası paleti gibi olmalı. Paleti nasıl kurumuyorsa sosyal medyası da hep resimlerle cıvıl cıvıl olmalı. Ben öğrenciyken resim yapmak benim için bir lisandı.  O lisanı konuşmak konuşturtmaktı. Birde benim titizlikle üzerinde durduğun çırak – usta ilişkisini benimsesinler şimdiki güzel sanatlar okuyan öğrenciler yada mezunlar hepsi usta sıfatıyla dolaşıyor ve bu beni çok şaşırtıyor. Lütfen bir ustanız olsun, saygıyı, duruşu ve efendiliği hiç unutmasınlar. Sanatta mütevazilik kadar daha değerli bir şey yok.

4 Yorum

  1. İsmail Genç İsmail Genç 20/11/2019

    Yıllardır takip ettiğim ve sevdiğim bir sanatçı. Burak’ın kendisi mütevazı, eserleri değil.

  2. Nazan Havuş Nazan Havuş 20/11/2019

    Gurur duyduğum ,çok özel çalışmalarına şahit olduğum Burak Hocamı tebrik ediyorum💐

  3. Yusuf Kalın Yusuf Kalın 20/11/2019

    Sanatının yanında insana dair güzel ve nadir bir kimliğe sahip değerli bir şahsiyet siniz hocam sizi tanıdığım için çok mutluyum..

  4. Gülderen Hanım Aysal Gülderen Hanım Aysal 21/11/2019

    Değerli hocam, aynı zaman diliminde ve kurumda, farklı atölyelerde ve projelerde çalışarak tanıştık. Sanat hayatınız kadar değerli, şahsına münhasır bir insansınız. Sizi tanımış olmaktan çok mutluyum. Yolunuz açık olsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir