İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Delphian Open Call” kazananlarından Kaan Saatçi


Delphian Gallery, Londra’da gelişmekte olan ve kariyerinin başındaki sanatçıların çalışmalarını sergileyen, sanatçı liderliğindeki bir çağdaş sanat galerisidir. Galeri, kısa süre önce plastik sanatlar alanını kapsayan açık çağrı yarışması başlattı. Hatta geçtiğimiz yıl yarışmaya katılım 16.000 adedi aşmıştı. Bu yarışmanın amacı, ilgi çekici işler yaratan keşfedilmemiş, yetenekli, gelişmekte olan sanatçılar için bir platform sağlamaktır.

Bu yıl ki uluslararası Delphian Open Call çağrısını galeri, “Yıllık açık çağrı yarışmamızda 2021’in en heyecan verici, keşfedilmemiş sanat eserlerini arıyoruz. Giriş tamamen ücretsiz ve eğer seçilirseniz, çalışmalarınızı 2021’de Londra’daki baskı sergimize dahil edebilirsiniz” diyerek, 1-28 Şubat 2021 tarihleri arasında yaptı. Bu çağrıyı kazanan 42 isim arasında Türkiye’den genç sanatçı Kaan Saatçi‘de yer alıyor. Saatçi’nin dijital çizimi Londra’da Unit 1 Gallery Workshop’da 3-14 Ağustos tarihleri arasında sergilenecek.

Peki kimdir Kaan Saatçi? Gelin isterseniz kendisini daha yakından tanıyalım.

“YOU” tuval üzerine akrilik ve ayna, 100×50 cm

Merhaba Kaan Bey, bize biraz kendinizden ve eğitiminizden bahseder misiniz?

1996 Ankara doğumluyum. İstanbul’da yaşıyor ve üretiyorum. 15 yaşımdan beri çizim yapıyorum. Karikatür ve resim alanında farklı sanatçılardan özel dersler aldım. Çizime karikatürle başladım ve ilk ödülümü, 2012 yılında 16 yaşımdayken Belçika’da düzenlenen “Olense Kartoenale” yarışmasında kazandım. Sonrasında hem öğrenmeye hem de çeşitli platformlarda çizmeye devam ettim ve yarışmalara katıldım. Bu süreçte Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümünü kazandım, ancak iyi bir öğrenci olduğum söylenemez. Sanatta belli bir ekole bağlı kalmaksızın özgürce üretim yapmanın daha önemli olduğuna inanıyorum. Ulusal ve uluslararası alandaki sanatçıları takip ediyor, sanat ortamının hep içinde olmaya çalışıyorum.

“FADİNG”, Dijital Çizim, 55×75 cm. (Delphian Open Call’a katıldığı çalışma.)

Genç yaşınıza rağmen, bugüne kadar ulusal veya uluslararası karikatür yarışmalarından toplam 23 ödül aldınız. Yakın zamanda ise, Londra’da düzenlenen ve her yıl binlerce sanatçının katıldığı uluslararası Delphian Open Call çağrısını kazanan 42 isimden biri oldunuz. Yarışmaya katıldığınız dijital çiziminiz, 3-14 Ağustos 2021 tarihleri arasında Unit 1 Gallery Workshop’da sergilenecek. Bu noktada öncelikle sizi tebrik ediyorum. Bize biraz ödüllerinizden ve bu süreçlerden bahseder misiniz?

Çok teşekkür ediyorum öncelikle. Yaptığım işi hayatımın odak noktasına alıyorum. Bir de çağımızın iletişim çağı olması, uluslararası arenada yer almayı kolaylaştıran bir unsur. Çizdiklerimizi dünyanın herhangi bir yerindeki sergiye veya yarışmaya kolaylıkla gönderebiliyoruz. Örneğin benim karikatür alanındaki 26 ödülümün 14’ü yurtdışındaki uluslararası yarışmalardan. Bir de farklı kültürlere hitap edebilmek ayrıca bana heyecan veriyor. Ben çizerken, kendimi belirli bir tarzla veya konuyla sınırlamıyorum. Karikatür kadar, resim ve illüstrasyon da sevdiğim alanlar. Londra’daki Delphian Gallery yarışmasındaki başarımı da dijital bir çizimimle elde ettim. Dijitalin yanı sıra manuel tekniklerle de sanat eserleri üretiyorum. Hatta yakın zamanda bir enstalasyon projesi de var planlarım içerisinde. Başka bir şeye vaktin kalıyor mu derseniz… Yok, pek kalmıyor.

Yarışmaların yanı sıra, Galeri Baraz, Ekavart Galeri gibi birçok galerinin sergilerine dahil oldunuz. Hatta bir çalışmanız, Ekav Vakfı koleksiyonları arasında. Bu süreçte kimlerden, nasıl destekler gördünüz?

Tüm çalışmalarımda ailemden ve özellikle babamdan çok destek gördüm. Sanata ve genç sanatçılara destekleri açısından Sayın İnci Aksoy ve Sayın Didem Çapa’ya da teşekkürlerimi ifade etmek isterim.

Genç bir sanatçı adayı olarak, “sanatçı” olma yolunda ilerliyorsunuz. Birazda bu yoldan bahsedelim mi?

35 yaşın altı genç sanatçı sayılıyor ve bu yaşı geçene kadar ne yazık ki eserlerinizden ziyade genç yaşınız ve henüz tanınmış bir isminizin olmaması öne çıkabiliyor. Sergilenen bir eserime bakan bir kişinin “Güzelmiş…, tanınmış bir sanatçı olsa alırdım” dediğini sonradan duymuştum.

Hayattaki bütün üretimler, toplumsal ve bireysel etkileşimler üzerine kurulu. Sizi etkileyen kişiler ve çalışmalarınıza kaynaklık eden konular nelerdir? Çalışmalarda neyi yansıtmak istiyorsunuz?

Kanımca gerçek bir sanat eseri birçok öğenin birleşiminden oluşabilir. Tarz, teknik, estetik gibi sayısız öğe. Ancak, bir sanat eserinin en önemli kısmı benim için altta yatan fikirdir. Bence, hayatın kendisi ve yaşanmışlıklar başlı başına bir ilham kaynağı olduğu için bütün fikirlerin özü yaşadığımız hayatta mevcuttur. Bir sanatçının görevi bu özü fark ederek işlemek ve sunmaktır.

Ben , “Sanatçının belli bir tarzı olmalı” ve ”Sanat eseri sanatçısı ile özdeşleşmeli” gibi görüşlere karşıyım. Sanat eserinin zamansız ve sanatçısından bağımsız var olabilmesi, eseri ve fikri özgürleştirirken önyargıları da kırmaktadır.

Son olarak, geleceğe yönelik projeleriniz var mıdır?

Uluslararası tanınmış bienallerde eserlerimin sergilenmesi öncelikli hedefim tabi. Sonrasını kim bilir?

Not: Sanatçının diğer çalışmalarını instagram sayfasından inceleyebilirsiniz.


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir