İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Erden Erdoğan ile Röportaj


Şarkılarını bilen çok seviyor, sana yeni ulaşanlar için kendini kısaca tanıtabilir misin? Kimdir Erden Erdoğan ve müzik yolculuğu nasıl başlamıştır?

Erden Erdoğan, bir müzisyenin projesidir. Melodik anlamda zengin şarkılar üreterek müzik severlere sadece şarkı sözleri ile değil evrensel bir melodi ile onlara dokunmayı, keyifli bir sound vermeyi istiyorum.

Türkiye’de çok yaygın olmayan müzik kültürlerini / tarzlarını hem Türkçe sözlerle hem de ritimlerle dinleyicilerine farklı kültür lezzetlerini tattırmak istiyorum; bir nevi aşçı gibi.

Bugüne kadar yer alan projelerinden son birkaçına değinebilir misin?

“Bi’ önemi kalmadı” evet bu bir şarkı adı. Ezgi Erdoğan ile birlikte seslendirdiğimiz, söz müzik ve aranje düzenlemelerini yaptığım Lo-Fi esintileri olan bir tür. Henüz şarkının girişinde bir kadının ağlama sesini duyacaksınız, genelde dinleyicilerin çok sık rastlamadığı bir şeydir ve ilgisini çeker. O dinleyici artık yavaş yavaş lo-fi türünü sevmeye başlar. Yapmak istediğim şey tam da bu. Nasıl Anadolu Rock şarkılarının sembol sanatçıları var ülkemizde, ben de bir türün ülkemizde sembolü olmak için çabalıyorum diyebiliriz.

Malum, “Bi önemi kalmadı” çok sevilince biz de Ezgi ile yeni bir lo-fi yapmaya karar verdik. Yine söz müzik ve aranje düzenlemelerini yaptığım “Sherlock” çalışmasını çıkardık. Aslında ritm olarak Lo-fi/Chill türünü ilk Kübra Yıldız ile seslendirdiğimiz “Gerçekten sevenler derneği” adlı şarkımızda kullanmıştım 3 şarkılık EP albümü OnAir Sahne ile çıkarmıştık, dinleyebilirsiniz ve eminim ki çok seveceksiniz. Melankoli ve dark soundları daha fazla birleştirmeyi düşünüyorum artık.

Şarkılarını nasıl kaydediyorsun?

Küçücük bir home stüdyom var. İçinde gitarlarım, klavyelerim, hatta green box da klip çekecek ekipmanlarım bile var ve bana yetiyor. Cubase ile başladığım daw programlarıma şu an FL ile devam ediyorum, çoğunlukla mix ve masteringlerini de ben yapıyorum şarkılarımın. 

Bazen ansızın bir ilham geliyor ve bir melodi mırıldanmaya başlıyorum. Önce o melodiyi shazam ile aratıp “Yahu acaba bu melodiyi bir yerde duydumda ondan mı mırıldanıyorum?” deyip baktıktan sonra (ki genelde o melodi şarkılaştırılmamış gibi görünüyor) hemen iş başına deyip önce melodiyi yazıyorum, sonra ritmi ve akor kalıpları en sonda sözler: Dadaaaaaammm ve şarkı hazır.

Çok sık şarkı üretiyor ve yayınlıyorsun, bu konuda neler söyleyeceksin?

Ben fabrikayım. Ciddiyim, gerçekten çok sık üretiyorum o kadar sık ki artık bazı şarkıları söylemek yerine direk çevremde ki sanatçılarla paylaşıyorum. En son Yıldızlardan Düştük grubunun vokali Serhat Kurban ile şarkı yaptık. Müziği ürettim dedim yaz ve söyle, o da söyledi. Çok lezzetli bir şarkı oldu. Çok sık ürettiğim için artık single çalışmaları yerine biraz daha albüm odaklı gideceğim 12 Mart’ta “Aklımda Yollar” Adlı 8 şarkılık albümüm de gelecek. Yani ürettikçe üretiyor, söyledikçe söylüyorum.

Ortak çalışmaları seviyorsun, düetlerin ilgi görüyor bu çalışmaların devam edecek mi?

Ortak çalışmalar bana çok daha lezzetli geliyor açıkçası ve genelde hikaye gibi anlatılıyor. Benim için sadece erkek kadın vokallerin düetleri değil iki erkeğin de düetleri olacak. Yıldızlardan Düştük ile Paradoks diye bir şarkı yaptık ve şarkı R&B, alternatif ve chill soundlarla hazırladık. Düet çalışmalarım da tabi ki tüm hızıyla devam edecek.

Kendini bağımsız müzisyen olarak tanımlar mısın? Bunun avantajları ve dezavantajları neler?

Bir aşçı kendi mutfağında farklı yemek yapar, çalıştığı yerde farklı. Aşçı kendi mutfağındaki yemeği daha çok kendisine beğendirmek için yapar, çalıştığı yerde de müşterilere. Bağımsız müzisyen olmak demek; şirketlerin, kazançların, baskıların olmadığı huzur ortamında kendi lezzetini katarak üretmek demektir.

X bir şarkıcı düşünelim, bu şarkıcı normalde Rock yapmak istiyor ama şirketi önceki çıkardığı Pop şarkının getirisinin daha fazla olduğunu bildiği için şarkıcının o türü yapmasını istemiyor. Bağımsız müzisyen olmak editör listelerde üst sıralara çıkmak için yeterli değil tabii ki, çünkü müzik piyasası “Al gülüm ver gülüm” olarak çalışıyor. İstisnalar da var tabii her zaman da böyle olmuyor. Çok güzel bir şarkı yaptın ve bir dinleyen bir daha dinledi diyelim o zaman işler değişiyor. Tüm listelerde en başta da olabilirsin demektir bu. Dezavantajı daha zor yükselmek. Avantajı ise kendin çabalayarak bir yerlere varabilmek, istediğin müziğe uğraş vermek.

Corana ve müziğe genel etkileri malum, sen nasıl etkilendin?

Her sanatçı gibi tabii ki bizlerde etkilendik. Lâkin, ne müziğin ne sanatın ne de paranın verilen can kayıplarından önemli olduğunu düşünmüyorum. 

Hedefin ve yeni projelerin hakkında neler anlatmak istersin?

Hedefim Türkiye müzik piyasasına daha fazla yeni sesler kazandırmak, daha farklı türleri getirmek ve de tüm hızıyla müzik çalışmalarıma devam etmek. Şarkılarımın genelde çok fazla klibi olmaz, bu sene bunun aksine daha fazla şarkımı kliplendirmek istiyorum.


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir