İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kadının İki Hali


“Medusa kimdir?” diye sorsaydım size, büyük ihtimalle yılandan saçlarından, kendisine bakan herkesi taşa çeviren gözlerinden bahsederdiniz. Peki “Havva kimdir?” Muhtemelen bu soruya vereceğiniz cevap yaratılan ilk kadın ya da Adem’in eşi olurdu. İÖ. 2000’li yıllarda Sümer yaratılış mitinde ve kabara öğretilerinde karşımıza çıkan, ardından Ben Sira Alfabesinde yeniden yollarımızın kesiştiği “Lilith kimdir?” biliyor musunuz? Lilith, çoğu mitte adı yasaklanan tanrıya başkaldırdığı için tüm öğretilerde lanetlenen o kadındır. Lilith’i tanımayabilirsiniz ama Pandora’nın adını mutlaka duymuşsunuzdur. Kavanozu açtığında dünyaya savaşı, kıtlığı, kötülüğü ve tüm felaketleri salan kadın…

Caravaggio, “Medusa” 1598

Kadının Değişmeyen Tarihi adlı yazımda da bahsettiğim gibi, Medusa hakkında daha az bilinen bir bilgiyi sizinle paylaşayım; her zaman gorgon adında o korkunç canavar değildi. Bir zamanlar güzelliğiyle tüm yunan halkını etkileyen bir kadındı. Athena’nın tapınağında rahibe olan Medusa’nın güzelliğinden tanrılar da etkilenmişti. O tanrılardan biri olan Poseidon, Athena’nın tapınağında Medusa’ya tecavüz etti. Tapınağında böylesine korkunç bir olayın yaşanmasına sinirlenen Athena, Medusa’yı gorgon adındaki bir yaratığa çevirerek cezalandırdı.  

Siz de benim gibi Athena’nın bunu neden yaptığını hiç merak ettiniz mi? Hiçbir suçu olmadığı halde Medusa neden cezalandırılarak, nihayetinde kendisi için hazırlanan mutlak sondan kaçamayarak öldürüldü? Athena’nın bu davranışının altında yatan sebep neydi? Lilith neden tanrıya başkaldırdı? Havva, erkeğine bağlı bir kadın olması rağmen neden günahkarlıktan kurtulamadı? Peki ya Pandora? Neden kavanozu açarak dünyaya kötülüğü ve felaketi getirdi? Gerçekten de tüm bu davranışlar, söz konusu kadınların özgür iradeleriyle mi gerçekleşti? İnsan olmanın doğasında var olan basit hatalar mıydı yoksa bu kadına yüklenen bir anlam mıydı?

Y. N. Harrari, “Sapiens” adlı kitabında dinin, toplumsal düzeni organize edebilme yetisinden bahseder. Din, toplumun ortak bir amaç çerçevesinde uyumlu bir şekilde hareket edebilmesini sağlar. Harrari, bu sebepten ötürü dinin devamlı olarak değiştiğine vurgu yapar. İlkel inanç sistemleri yerini çok tanrılı dinlere bırakırken, çok tanrılı dinler ise zamanla tek tanrılı dinlere tercih edilmiştir. Günümüzde ise tek tanrılı inanç sistemleri ateizm, deizm ile yer değiştiriyor.

“İnsanlar hayali düzenler yaratıp, yazıyı icat ettiler ve bu ikisi, biyolojik mirasımızın boş bıraktığı yerleri doldurdu” Y. H. Harrari

Toplumsal düzen, belli kurallar çerçevesinde şekillenirken toplumlar, belirlenen yasalara uygun hareket etmek durumundadır. Mitlerde ve dinlerde karşımıza çıkan kadın ve erkek rolleri idealize edilmiştir. Din, cinsiyetler arası düzeni oluşturmak ve topluma kabul ettirmek için kullanılan önemli araçlardan biridir.

Pandora’nın Yaratılışı

Yunan mitolojisinde kadının yaratılış miti şöyledir; Prometheus, kurnazlık yaparak insanlar için Zeus’tan ateşi çalar. Zeus, o ana denk yalnızca erkeklerden ibaret olan insan topluluğunu cezalandırmak için Hephaistos’tan kadını yaratmasını ister. Hephaistos, kadını yarattıktan sonra tüm tanrıçalar ilk kadını süsler. Zeus ise Pandora’ya bir kavanoz vererek kutuyu açmamasını nasihatler ve Prometheus’un kardeşi Epimetheus’a Pandora’yı hediye eder. Epimetheus, Pandora’nın güzelliğinden o kadar etkilenir ki kardeşinin söylediği sözlere kulak asmayarak Zeus’tan gelen hediyeyi kabul eder ve Pandora’yla evlenir. Pandora, dünyaya geldikten sonra merakına yenik düşer ve     
kavanozun kapağını açar. Böylece dünyaya kötülüğü serbest bırakır.

Yunan mitolojisinde kadının, insanlığı cezalandırmak için yaratıldığı anlatılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda yaratılan Pandora, amacına uygun bir şekilde merakına yenik düşerek insanlığı kötü bir sona sürüklemektedir. Olayları Pandora’dan dinleyebilseydik bize ne derdi acaba? Kadına biçilmiş kader, toplumun kadına bakış açısını şekillendirmiştir.

Yunan mitolojisi kadını hem yüceltir hem de tehlikeli görür. Çoğu dinde kadın kontrol altında tutulması gereken bir şey olarak anlatılmaktadır. Medusa’nın dönüşüm mitinde ise kadının kadına düşmanlığı görülmektedir. Ataerkil toplum yapısı, erkeğin suçunu bastırırken kadını cezalandırmaktadır. Kadının cezalandırılması ise yine başka bir kadının elinden olmaktadır.  

Hugo Van Der Goes, “Düşüş” 1479

“Tanrı sizi kötü kadınlardan korusun. İyi kadınlardan da siz kendinizi koruyun” Yahudi Atasözü

Tek tanrılı inanç sistemlerinde de kadına benzer roller yüklenmiştir. Tevrat’ın Tekvin bölümünde insanın yaratılışı şu şekilde aktarılır; “Tanrı, insanı kendi suretinde dişil ve eril olarak yarattı.”  Tevrat, bu bilginin ardından Havva’nın yaratılışını anlatmaktadır. İnsanın eril ve dişil olarak aynı zamanda tanrı suretinde yaratıldığı iddia edilirken aynı kitap kadının sonradan yaratıldığını söylemektedir. Buradaki eksiklik Ben Sira Alfabesi incelendiğinde ortadan kalkar.

Buna göre yaratılan ilk kadın Lilith’tir. Mite göre Lilith, Adem’le birlikte ve eşit şekilde yaratılır. Ancak kısa bir süre sonra kavga etmeye başlarlar. Lilith, her zaman altta olmak istemez, Adem ise Lilith’in altta olması gerektiğini, kendisininse üstte olmayı hak ettiğini söyler. Eşit olduklarını savunan Lilith, Adem’i terk ederek şeytanların arasına katılır. Tanrı, Adem’in isteğiyle Lilith’in dönmesi gerektiğini, dönmemesi halinde şeytanlardan olma çocuklarını öldüreceğini bildirir. Lilith, buna rağmen Adem’e dönmez. Ölen her çocuğu için Adem’den intikam alacağına yemin eder. Yalnız kalan Adem üzgündür. Tanrı onun için yeni bir eş yaratır. İkinci eşi Havva’yı Adem’in kaburgasından yaratır. Böylece kadın, erkeğine tabi olur.

İlk günah mitine göre Havva, erkeğine bağlı, itaatkar bir kadın olmasına rağmen yılan kılığına giren şeytana uyarak, Tanrı’nın yasakladığı bilgelik ağacından meyve yer ve ardından Adem’e de ikram eder. Böylece insan, cezalandırılarak cennetten yeryüzüne indirilir.

Michelangelo, “İlk Günah ve Cennetten Kovuluş” 1510

Yaratılış mitlerinde yer alan iki kadın da kusurludur. Lilith, Adem’e karşı gelerek şeytanların arasına karışmış, Yahudi atasözünün ilk bölümünde bahsi geçen kadın olmuştur. Havva ise Adem’e tabi olmasına rağmen şeytana inanarak Adem’i de günaha sürüklemiştir. “İyi kadınlardan da siz kendinizi koruyun” derken Havva’nın soyundan gelen kadınlar kast edilir. Tıpkı Yunan mitolojisinde olduğu gibi tek tanrılı inançlarda da kadın yüceltilirken bir yandan da kontrol altında tutulması gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Lilith, Medusa kötülüğün simgesi haline gelirken Pandora, Havva, günahkar olarak görülmektedir.

Peki bu kadınlar gerçekte kim? Kendileri için yazılmış senaryoların dışına çıksalardı ne derlerdi? Ann Stanford, Medusa adlı şiirinde tecavüze uğradıktan sonra canavarlaştırılan ve kötülüğün simgesi haline getirilerek öldürülen Medusa’yı şu şekilde konuşturuyor;

“Saçlarım öfkeden kıvrıldı; Aklımda sadece nefret kaldı.
İntikamı düşünmeye başladım ve sadece onun için yaşamaya.
Saçlarım yılanlara dönüştü, gözlerim dünyayı taştan görmeye başladı.”

Başka bir yorum da Michelene Wandor’ın “Havva ile Medusa Karşılaşınca” adlı şiirinde yer alıyor. Havva, Medusa’yla karşılaşsaydı ne derdi?

“Medusa. Otur Söyle. Kafandaki yılanların ağırlığından kurtul önce.
Seninle çok ortak noktamız var. Yılanlar, diyorum.

Emine Kef, “Cinsiyet Algısının Mitsel Kökeni” adlı araştırma yazısında ilk günahın sebebi olduğuna inanılan kadının, varoluş gayesindeki esası unutarak kendi hakikatine yabancılaştığından bahseder. Bu hikayede erkeğin payına düşense ebedi suça mahkumiyet olmuştur.

Toplumsal ve siyasi kurallar çerçevesinde ataerkil toplumda kadına biçilen rol, dini öğretilerle pekiştirilmektedir. Çoğu toplumda kadının iki hali vardır. Birincisi yaratılışı gereği kötü olanla bağdaştırılan kadın, ikincisi ise iyi olsa dahi yaratılışındaki noksanlık nedeniyle kötülüğe meyilli kadın. İki kadın da toplum için tehlike arz etmektedir. Dini, siyasi ya da toplumsal kurallarda kadınların bir adım geride kalmasının sebebi kontrol altında tutulmaları gerektiği düşüncesidir. Bu kuralların dışına çıkan özgür ruhlu kadınlar ise toplumu yeniden şekillendirecek olanlardır.

Kaynakça

Kadının Değişmeyen Tarihi, Sanat Tarihinde İlk Aşıklar

Carr-Gomm, Sarah “Sanatın Gizli Dili” İnkılap Yayınları, İstanbul, 2014, sayfa:88-89

Harrari, Yuval Noah “Hayvanlardan Tanrılara Sapiens” Kolektif Kitap, İstanbul, 2015

Kef, Emine “Cinsiyet Algısının Mitsel Kökeni” Kaygı Dergisi Sayı:31, 2018, S.:22-41

Kocabaş Atılgan, Duygu “Antik Yunan’da Toplumsal Cinsiyet Rollerinin Temsili” Yedi: Sanat, Tasarım ve Bilim Dergisi, Sayı:10, S.:15-22, 2013

Krausse, Anna-Carola “Rönesans’tan Günümüze Resim Sanatının Öyküsü” Literatür Yayınları, İstanbul, 2005, S.:16-17

“Kutsal Kitap (Zebur-Tevrat-İncil)” Yeni Yaşam Yayınları, İstanbul, 2014

Özbay, Ender “Adem-Havva-Lilith Figürleri İzleğinde Bir Olanaksızlık Miti: Aşk” İdil Dergisi, 2004, S.:40-58

Öztürk, Özkan “Dünya Mitolojisi” Nika Yayınları, Ankara, 2016 

Okray, Zihniye – Özeral, Zeynep “Yunan Mitolojisinde Medusa’nın Gorgon Dönüştürülmesi ve Öldürülmesinin, Töre Mitinin Foucalt Söylem Analizi” Cyprus Turkish Journal of Psychiatry & Psychology Vol.2 Issue.1, 2020 S.:48-53


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir