İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kierkegaard


Kuşaklar boyu aynı şehirde yaşayan, tüm atalarıyla birlikte aynı toprağın altına giren bir adam – ama bu adam yerleşik düşünce kalıplarına karşı duranların bayrağı. Düşünce eyleminin yerleşik olmakla ilintisi ne ölçüde? Göçebe olan ya da yersizlik yurtsuzluk duygusuyla dünya üzerinde savrulanlarla, böyle Kierkegaard misali, mıhlanmış gibi aynı toprak üzerinde kalanlar aynı şeyleri düşünebilir, dünyayı aynı algılayabilir ya da aynı çözümleri önerebilir mi? Nasıl önersinler, büyük olasılıkla çözüm aradıkları sorunlar bile farklıdır birbirinden.


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir