İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kırsal Kesim İnsanının Ressamı: Neşet Günal


Türk resim sanatı içerisinde yapılacak sosyolojik bir çözümleme kaçınılmaz olarak toplumsal gerçekçi anlayış ile ilişki içerisindedir. Türkiye’de toplumsal gerçekçi sanatın ilk izleri 1940’lı yıllarda ortaya çıkan Yeniler Grubu’nda görülür ve en verimli dönemini 1970’li yıllarda yaşar. Toplumsal gerçekçiliğin işlediği konular, uluslaşma, Batılılaşma, işçi-işveren ilişkileri, gecekondu olgusu, köylülük, ağa-maraba ilişkileri, toprak sorunları olarak ortaya çıkar.

Toplumsal gerçekçi resim anlayışının izlerine rastlayacağımız en önemli sanatçılardan birisi de Neşet Günal’dır. Günal, 1960’lı ve 1970’li yıllarda figüratif sanatın en önemli savunucularından biri olmuştur. Neşet Günal’ın doğduğu yıl olan 1923’te başlayan ve 1929’a kadar süren dönem ekonomik olarak “açık ekonomi koşullarında yeniden inşa dönemi” olarak adlandırılır. Geçmişle kesin bir kopuşu ve siyasi devrimi temsil eden bu dönemde “Milli iktisat” görüşü egemendir. Bu görüş devlet desteğiyle yerli ve milli burjuvazinin “yetiştirilmesini” kalkınma ve modernleşmenin temel mekanizması olarak görür. Türkiye’nin dünya ekonomisine hammadde ihraç edip, sınaî tüketim malı ithal ederek katıldığı bu dönem tarımsal üretim bakımından altın yıllardır ve ekonominin yeniden inşası tarım kesiminin dinamizmi sayesinde gerçekleşir. Ülkede yer alan dinamizm Neşet Günal’ın tarımla uğraşan yoksul ailesinde görülmez. Bu durum onun hayatı boyunca köy hayatına karşı dramatik bir bakış geliştirmesine neden olur. Onun resimlerindeki köylüler yoksul ve hatta doğru dürüst giyinemeyen insanlardır.

Boratav, 2003, s.39-51

Dikkat edilirse her resimde ön planda bizi sorgulayan figürler vardır. Resimlerim belli bir resimsel amaca yönelik zihinsel bir olaydır. İsterim ki, resimlerim bu insanların yaşamını, yaşam çevrelerini ve psikolojilerini özünde yansıtabilsin ve sunduğum görüntüler, resimsel olarak plastik geçerliliğini vurgulayabilsin. Bu nedenle yaptığım ölçülü abartılar daha etkili oluyor.

NEŞET GÜNAL

Neşet Günal için gerçekçilik, sanatçının duyarlılık alanına giren insan ve doğa ögelerinin doğrudan yansımasıdır. Sanatçının resimleri, bir gözlem sonucu ortaya çıkan her şeyin bilinçli ve istekli bir sorgulamasıdır. Resimlerinde, yoksulluk, bezgin insanların dramı, kurak kıraç topraklar gibi gerçekler dramatik bir anlatımla yer alır. Sanatçı, ‘Korkuluk’, ‘Kapı Önü’ ya da ‘Duvar Dibi’ gibi gerek tek, gerek ikili-üçlü ya da daha kalabalık figür gruplarını ele aldığı dizilerinde, insanın yoksulluğunu yansıtmaktadır. Bunu yaparken figürleri çorak bir doğa, yığma taş duvarlar ya da yıkıntılar önünde betimlemiştir. Figürlerin yüz ifadeleri ve giysileri, el ve ayaklarındaki biçim bozmalar anlatımı güçlendirmeye yönelik kullanığı göndermelerdir. Neşet Günal’ın birçok resminde tarlalarda, bağ ve bahçelerde bulunan korkuluk, ana temayı teşkil etmektedir. Korkuluk, sanatçı için, insanın yerleşik düzene geçip üretime başlaması kadar eski bir olgunun parçasıdır. Korkuluk, insanın yaptığı ilk işlevsel heykel ya da insanın elinin altında bulduğu ilk gereçle kendine benzeyen ve hayvanları korkutan gücü taşıyan bir biçim yaratmasıdır. Bütün bunların ötesinde, Korkuluklar’ın bir başka anlamı daha vardır. Günal için bu resim serisi aynı zamanda umutlar, düşler, korku ve baskılarla geçen uzun yıllarının resimsel hesaplaşmasıdır.

‘Korkuluk I’ (1968) isimli resim etkileyici, anıtsal bir eserdir. İlk korkuluk tasarımları o yıllarda başlar, konu eleştireldir. 1960’lar, dinsel bağnazlığın iyiden iyiye Anadolu yaşamına uzandığı tarihlerdir ve Günal, bu resimde ülkenin siyasi istikrarsızlığını bir korku imgesi olarak eleştirel bir biçimde yansıtmıştır.

Neşet Günal, Korkuluk I, 1968, tuval üzerine yağlıboya, 220 x 165 cm.

Neşet Günal, ‘Duvar Dibi’ dizisinin ilhamını da çocukluğunda gözlemlediği olaylardan alır. Sanatçı, çocukluğunda işsizlikten bunalan, ne zaman bir duvarın dibine gölge gelse, orada gölgenin altına yatan, sığınan, sohbet eden, en değerli senelerini böyle duvar diplerinde çaresiz olarak geçiren insanları gözlemlemiştir. Günal, duvar dibini konu alan çalışmalarında figür ve sentaktik kaygıya eşit ağırlıklı yer veren tutumuyla ustalığını bir başka boyutta sorgulayıp, ilk günden bu yana titizlikle üzerinde durduğu temel ilkelerin uyumlu bütünlüğünü hedefleyen bir sentez arayışına girer. Kırsal kesim Orta Anadolu insanını, yüzü duvara dönük bir şekilde yan yana sıralayarak resmetmiştir. Günal’ın toprak adamları, emekçi olarak toprakla uğraşan insanlardır. ‘Toprak Adamları” dizisinde, toprak işçisinin, toprağa basan ayağı ve ürünü devşiren eli, gövdesini biçimlendiren başlıca organlarıdır, çünkü resim, bu organlar aracılığıyla, iletmek istediği toplumsal mesajı daha kuvvetle iletir.

Neşet Günal, Duvar Dibi IV, 1975, Tuval üzerine yağlıboya,139×210 cm

Neşet Günal, resimlerinde ayrıca, seçtiği figürlerin psikolojik durumlarını da izleyiciye yansıtmayı hedeflemektedir. Bunu yaparken de resmin, plastik ve estetik özelliklerinin geçerli olmasına da dikkat etmektedir. Sanatçıya göre, bu kurguyu en iyi şekilde anlatmanın yolu, resimlerinde ölçülü abartılar kullanmaktır. Figürün abartılı şekilde büyük yapılmış elleri ve ayakları, emeğe saygının işareti olarak klasik figüratif bir anlatımla sanatçının resimlerinde şekillenmektedir. Örneğin, ‘Sorun Sorun IV’ (1991) eserinde figürlerin elleri ve ayakları, resimle izleyici arasındaki iletişimi kolaylaştırıcı bir yönde, çizgisel bir abartıyla dışavurulur.

Neşet Günal, Sorun Sorun IV, 1991, yağlıboya, 125x 162 cm, Korkmaz Yiğit Koleksiyonu

Günal’ın resmindeki derinlik ve volüm anlayışı, konunun somutluk etkisini soyutlama amacı taşımaz, aksine, bu somutluğu olabildiğince abartmaktadır. Işık-gölge ayrımlarıyla, plan farklarıyla, derinliği ve hacimsel etkiyi ön plana çıkarmaktadır. Sanatçının anlatımı ya da üslubu, ele alınan konunun gerisinde ya da önünde değildir. Burada üslup, konunun gerektirdiği çizginin kendisi olmaktadır.

Genel olarak bakıldığında Günal’ın bütün resimlerine insaniyet temasının damga vurduğu görülmektedir. Sanatçı eserlerini oluştururken, en üstte insan gerçeğini konu olarak barındırır. Batıda Millet, Van Gogh gibi sanatçılar, resimlerinde köylüleri konu alırken ülkemizde de Neşet Günal gibi toplumsal gerçekçi sanatçılar kendi özüne, Anadolu insanına yer vererek eserler üretmişlerdir.

KAYNAKÇA

Altuğ, E. (2003), Neşet Günal ile son söyleşi, Milliyet Sanat Dergisi, s: 526, 44-45.

Boratav, K., (2003), Türkiye İktisat Tarihi 1908–2002, İmge Yayınevi, Ankara

Ergüven, M., (1996), Neşet Günal, İstanbul, Bilim Sanat Galerisi.

Karkıner, N., Ecevit, M., (2012), Neşet Günal’ın İzinde Türk Resminde Tarımda Kadın İmgesi: Sosyolojik Bir Çözümleme, Cyprus Internatıonal University, cilt:18, sayı:69.

Yazan: Cansu Gelbal


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir