İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Osman Hamdi Bey’in Dünyasına Yolculuk: “Kaplumbağa Terbiyecisi” Canlanıyor


Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Türk resminin en çok bilinen eserlerinden biri olan Osman Hamdi Bey’in  Kaplumbağa Terbiyecisi’ne bir sanal gerçeklik projesiyle hayat veriyor. Yapıtın Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu’na girişinin 15. yıldönümünde hayata geçirilen bu proje  Osman Hamdi Bey’in Dünyasına Yolculuk: Sanal Gerçeklik Deneyimi” başlığını taşıyor. Çeşitli arşiv ve koleksiyonlarından derlenen bilgi ve belgelerle oldukça zenginleştirilen VR yani sanal gerçeklik uygulamasında, izleyiciler sanatçının çalışma odasını ziyaret edebilmenin yanı sıra, sanatçının özel eşyalarından dönemin müziklerine kadar birçok önemli unsurla yakından buluşabilme imkanına sahip oluyorlar.

Muse VR tarafından gerçekleştirilen  “Osman Hamdi Bey’in Dünyasına Yolculuk: Sanal Gerçeklik Deneyimi”  başlıklı proje, bu nadide eserin 1906 yılının ilk aylarında, Osman Hamdi Bey’in çalışma odasında deneyimlenmesine olanak sunuyor. Suna ve İnan Kıraç Vakfı’na ait “Oryantalist Resim”,  “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarından eserlerle zenginleştirilen ve dönemin karakteristik özelliklerini yansıtan detaylarla örülen bu deneyim, sanatseverleri ressam Osman Hamdi Bey’in çalışma odasına taşıyor. İzleyiciler, sanatçının çalışma masasındaki kitaplardan resimlerine, gözlük ve fırçalardan fotoğraflara kadar birçok detayı yakından inceleme fırsatı bulurken, aynı zamanda Kaplumbağa Terbiyecisi  tablosunun da içine girebiliyor.

Müzenin sınırlarını genişleterek deneyim olanaklarını artırıyoruz”

Teknolojinin hızla ilerleyişi ile sosyal yaşamın dönüştüğünü ve bu dönüşümün müze kavramının algılanışına yönelik değişimi de beraberinde getirdiğini ifade eden Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kültür Sanat İşletmesi Genel Müdürü sayın Özalp Birol, bu proje ile sanatseverler için yeni bir deneyim tasarladıklarını ve müze deneyimini mekan ötesine taşıdıklarına dikkat çekiyor. Özalp Birol, projeyi şu sözlerle anlatıyor: “Sanal gerçeklik deneyimi ile, müze deneyimini daha kişisel ve interaktif kılıyor, ziyaretçilerimize daha zengin bir tecrübe sunuyoruz. Bu proje, bundan 15 yıl önce koleksiyonumuza kattığımız, Türk resminin ender yapıtlarından biri olan Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” resmi, günlük yaşantısı ve çalışma ortamına dair fikir veriyor.”

Bu sıra dışı deneyim, Sevgi ve Erdoğan Gönül Galerisi’nde Osman Hamdi Bey’e ayrılan özel bölümde sanatseverleri bekliyor.

“Osman Hamdi Bey’in Dünyasına Yolculuk: Sanal Gerçeklik Deneyimi, Pera Müzesi ziyaretçilerine ücretsizsunulmaktadır. VR deneyimi hafta içi 11.00 – 14.00 ve 16.00 – 19.00, Cuma günleri 11.00 – 14.00 ve 17.00 – 21.00, hafta sonları ise saat 11.00 – 17.00 arasında ziyaret edilebilir.

Pera Müzesi Salı’dan Cumartesi’ye 10:00 – 19:00 saatleri arasında, Pazar günleri ise 12:00 – 18:00 saatleri arasında gezilebilir. Müzede Cuma günleri hem uzun hem de ücretsiz! “Uzun Cuma”larda müze 18:00 – 22:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir. “Genç Çarşamba” günlerindeyse tüm öğrenciler müzeyi ücretsiz ziyaret edebilir.

Osman Hamdi Bey’in Sanatı

Herşeyden önce bir kültür ve sanat adamı olarak tanımlanan sanatçı Osman Hamdi Bey için resim sanatı, yaşamı boyunca daha fazla zaman ayırıp ilerletmek istediği bir tutku olmuştur. Fransa’nın başkenti Paris’te aldığı sanat eğitiminin ardından çoğunlukla Avrupa başkentlerinde düzenlenen başlıca sergilere resim gönderen sanatçı Osman Hamdi Bey’in eserlerine, oryantalizm başta olmak üzere özellikle Paris sanat çevrelerinde egemen olan beğeni ve eğilimler yansımıştır. Sanatçı ayrıca anıtsal boyutlu figür çalışmalarıyla da Türk Resmi’ne yeni bir soluk getirmiştir. Figürlü sahneleri, Jean-Leon Gérôme, Rudolf Ernst, Ludwig Deutsch gibi önde gelen batılı oryantalist ressamların eserleriyle üslupsal benzerlikler açısından dikkati çeker. Buna karşın Doğu’yu dışarıdan değil içeriden gözlemleyen sanatçı Osman Hamdi Bey’in oryantalizmi, yaklaşım olarak batılı ressamlardan ayrılır. Onun resimlerinde, kimi zaman oryantalist eserlerde anlatımın güçlü bir ögesi olarak ortaya çıkan şiddet, erotizm gibi unsurlara yer verilmez. Osmanlı giysileri içindeki figürler doğulu bir mekanda, doğulu nesnelerle çevrelenmiş olarak gösterilir. Sanatçı, ayrıntıları titizlikle işlendiği oryantalist tuvalleri için çoğu kez fotoğraflardan, kendi koleksiyonunda ya da Müze-i Hümayun koleksiyonlarında yer alan nesnelerden, 1873 Viyana Sergisi için bizzat hazırlanmasında görev aldığı Elbise-i Osmaniye’de yer alan giysilerden yararlanmıştır. Resimlerindeki erkek figürleri için çoğu zaman farklı giysiler içinde poz verdiği kendi fotoğraflarını kullanmış, kimi zaman da oğlu ya da yeğeni gibi yakın çevresinden akrabalarını model olarak kullanılmıştır. Sanatçının eserleri arasında, oryantalist sahnelerin yanısıra aile çevresinden kişilerin portreleri ve özellikle Gebze ve Eskihisar’dan manzaralar önemli bir yer tutmaktadır. Ressam Osman Hamdi’nin bu resimlerinde sıklıkla, tüm ayrıntıların incelikle işlendiği akademik üslubun yerine, empresyonizmi anıştıran daha serbest bir fırça tekniğine yer verildiğini görürüz.

Kaplumbağa Terbiyecisi

Kaplumbağa Terbiyecisi, ressam Osman Hamdi Bey’in 1906 yılının 1 Mayıs günü Paris Grand Palais’de açılan, Fransız Sanatçılar Derneği’nin (Société des Artistes Français) düzenlediği Salon sergisinde Fransızca adı “L’homme aux Tortues” (Kaplumbağalı Adam), sergiye ait katalogların birindeyse ingilizce adı kısaca “Tortoises” (Kaplumbağalar) olarak verilen eseridir. Resmin üzerinde yer alan 1906 tarihi, Mayıs ayındaki sergiye yetişebilmesi için yılın ilk aylarında tamamlanmış olması gerektiğini bizlere düşündürür.

Ressam Osman Hamdi Bey, resmin yapılışından 37 yıl önce Bağdat’tayken babasına yazdığı bir mektupta Tour de Monde dergisinin eline geçen sayısını zevkle okuduğunu belirterek teşekkür eder. Derginin ilgili sayısında Aimé Humbert adındaki İsviçreli diplomatın Japonya’da gördüklerini anlattığı bir makalesi de yer almakta, genellikle Koreli olduğu belirtilen kaplumbağa terbiyecilerinden söz edilmektedir. Terbiyecilerin küçük bir davulla çaldıkları ritim eşliğinde kaplumbağalara sıra halinde yürümeyi, alçak bir masanın üstünde üst üste dizilmeyi öğrettiklerini anlatan metne bu etkinliği betimleyen bir gravür de eşlik eder. Sözkonusu makale ve gravürün Osman Hamdi Bey’e eseri için bir ilk fikir, esin verdiği düşünülebilir.

Osman Hamdi’nin resimlediği sahnede yerdeki yeşillikleri yemekte olan kaplumbağaları düşünceli bir tavırla izleyen Doğulu giysiler içinde bir erkek figürü görmekteyiz. Elinde bir ney tutmakta, sırtında nakkare veya kudüm cinsinden bir vurmalı çalgı bulunmaktadır. Önünde durduğu pencerenin üstünde yer alan sivri kemerli alınlıkta “Şifa’al-kulûp lika’al Mahbub” yani “Kalplerin şifası, Sevgiliyle (Hz. Muhammed) buluşmaktır” yazılıdır. Mekân olarak, sanatçının resimlerinde sıkça karşımıza çıkan Bursa’daki Yeşil Cami’nin üst kat odası kullanılmış, figür için pek çok resminde olduğu gibi Osman Hamdi’nin kendisi modellik etmiştir. Adamın elinde, sırtında yer alan çalgılar derviş olabileceğini akla getirse de, başlığı Elbise-i Osmaniye’de “yemeniler dolanmış keçe kalpak” olarak tanımlanan “Mardinli Kürd” tipinin başlığına benzer. Sanatçı Osman Hamdi’nin Avusturya’nın başkenti Viyana’da bulunduğu sırada, bu giysiyle poz verdiği bazı fotoğraflar çektirdiği bilinmektedir. Sanatçı, figür ve mekan detayları için, başka resimlerinde de sıkça görüldüğü gibi çeşitli fotoğraflardan yararlanmış olmalıdır.

Osman Hamdi Bey, 1 yıl sonra, ayrıntılarda bazı farklılıklar içerse de aynı kompozisyonu yansıtan daha küçük boyutlu bir resim daha yapmıştır. Bu ikinci versiyonda Osman Hamdi Bey’in dünürü Salih Münir Paşa’ya ithaf edildiğini gösteren bir de yazı bulunur. Sanatçı “Kaplumbağa Terbiyecisi” ismiyle tanınan eserini resimledikten bir kaç yıl sonra, 24 Şubat 1910’da Kuruçeşme’deki yalısında henüz 58 yaşındayken hayata gözlerini yumar.

Pera Müzesi Hakkında

Pera Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı’na bağlı olarak nitelikli ve geniş ölçekli kültür-sanat hizmeti vermek amacıyla 2005’te kurulan bir özel müzedir. Orijinali 1893 yılında mimar Achille Manoussos tarafından tasarlanan Bristol Oteli binasının, 2005’te cephesi korunarak çağdaş ve donanımlı bir müze olarak renove edilmesiyle inşa edilen yeni binasında faaliyet göstermektedir. Koleksiyonları, aralarında Jean Dubuffet, Joan Miró, Pablo Picasso, Frida Kahlo, Alberto Giacometti gibi dünyanın usta sanatçılarının yapıtlarının bulunduğu süreli sergileri ve kuruluşundan günümüze gerçekleştirdiği etkinlikleriyle Türkiye’nin en nitelikli, öncü ve sevilen müzelerinden biri haline gelen Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi kentin bu çok canlı bölgesinde çağdaş bir müze-kültür merkezi olarak hizmet vermeye devam ediyor.

Pera Müzesi www.peramuseum.org

Pera Müzesi Blog http://blog.peramuzesi.org.tr/

Twitter https://twitter.com/PeraMuzesi

Facebook http://www.facebook.com/PeraMuzesi.Museum

YouTube http://www.youtube.com/user/PeraMuzesi

Pinterest http://pinterest.com/peramuzesi

Instagram http://instagram.com/peramuzesi


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir