İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sahte Don Kişot


Cervantes, Don Kişot’u 1605’de yayınlamıştı. Roman ona ün sağladı, yanı sıra saygınlık da. Ahir ömründe bunun keyfini sürerken, 1614’de yani Don Kişot’tan 10 yıl sonra sahte bir Don Kişot yayınlandı. Cervantes küplere bindi, belki hiç niyeti yokken Don Kişot’un ikinci kitabını yazdı, hem de bir yıl içinde. 1615’de yayınlanan ikinci Don Kişot, günümüzde romanın ikinci cildi olarak bilinse de, aslında pek devam niteliği taşımaz.

Don Kişot’un ilk baskısı

Sahte Don Kişot’un yazarı, küçük bir taşra kasabasında avukatlık yapan Avellaneda diye bir adamdı. Adına hiçbir ansiklopedi ya da yazar-şair sözlüğünde rastlamak mümkün değildir. Bunun ilk nedeni gerçekten yaşayıp yaşamadığının belli olmamasıdır – Cervantes’i kıskanan bir rakibinin ona nazire yaptığına inananlar çoktur. Akla daha yatkın neden, Avellaneda’nın günümüz deyimiyle korsan yazar olarak yaftalanması ve sözlüklere layık görülmeyişidir.

“Diğer” Don Kişot’un yakın tarihli bir baskısı

Cervantes’in bunca yıl sonra kaleme sarılıp Don Kişot benimdir dercesine, bir yılda koca bir romanı yazması, herhalde bir rekabet duygusunun eseri olmalı. Sanki çocuğunu kaptırmışçasına, velayet davası açar misali yazmıştır ikinci Don Kişot’u. Bizim sormamız gereken, iki Don Kişot arasında hangi farkların olduğudur.İkinci kitaptaki Don Kişot vakur, okuyucunun bıyıkaltı gülümsemeyle değil özdeşleşerek okuyacağı bir kahramana dönüşür. Toplumsal göndermeler öne çıkar, iyi-kötü yöneticiliğe örnekler sergilenir, hatta toplumsal rollerin hicvine girişilir. Cervantes, ilk Don Kişot’la kıyaslanmayacak ölçüde “ciddidir”.Ciddiyet öyle boyuttadır ki, romandaki herkes meşhur kahramana yeniden “şövalye” olması için yalvarırken, Don Kişot aklı başında bir insan olarak ölmekte ısrar eder. Avellaneda’nın yazdığı sahte Don Kişot, Cervantes üzerinde kesinlikle etkili olmuştur; Cervantes ne yazdığını da nasıl yazdığını da sorgulamış ve ilkinden başka bir Don Kişot yaratmıştır.

Avellaneda’nın romanının ender çevirilerinden biri, Portekizce baskı

Şaşırtıcı olan da budur: Cervantes metnin içine serpiştirdiği, çağının çok ötesinde parçacıklarda okuyucusunu kendisinin, yani yazarın yalancı olduğu konusunda uyarır. Gelgelelim, kendisi gibi bir başka yalancının kahramanını sahiplenmesine katlanamaz.

Günümüzde Avellaneda’nın metnini çevirmeye layık bulan pek yok. Onun Don Kişot’u, Cervantes’e ikinci Don Kişot’u yazdırması dışında, küçümsenir bir sahtecilik olarak sunuluyor. Pekiyi, günümüze bir çizgi çekerek şunu soramaz mıyız: Conan Doyle hepi topu on bir kitapla Sherlock Holmes’u tamamlamışken, Türkçe dâhil hemen her dilde yazılan sayısız “devam” kitaplarını nasıl konumlayacağız? 


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir