İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Serap Lokmacı: Kibir ve egodan uzak resimlerimle mütevazı bir hayat yaşadığımı düşünüyorum.


İyi bir ressam ve başarılı bir kariyer çizgisine sahip bir sanatçı. Resim alanındaki birikimini ve tecrübelerini geleceğin sanatçı adaylarına da aktararak onlara eğitmenlik yapıyor. Aynı zamanda bir öğretmen. Farklı bakış açısıyla hayata bakan, gerçeklikten yola çıkarak, hayal ve imgelerle donattığı dünyasını ortaya koyan ressam Serap Lokmacı ile sanat yaşamını konuştuk.

Mine Alpan: Ressam Serap Lokmacı kimdir? Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Serap Lokmacı: Öncelikle gazetenizde bana da yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim. 1986 Üsküdar doğumluyum. En önemli eserlerim olan 2 çocuğumun annesiyim. Yalova’da yaşıyorum. Kendime ait resim atölyemde eğitim vermekte olup,  aynı zamanda devlet kurum ve okullarında da eğitim vermekteyim. Çocuk resimleri analizi ve psikoloji üzerine çalışıyorum. Bu konuda yazmakta olduğum bir kitabım var.

Resime olan yeteneğinizi nasıl keşfettiniz?

Resim yeteneğimi keşfeden annemdir. Kendisi de bir dönem ressamdı. Artık resim yapmıyor. Temel eğitimi mi annemden aldığımı söyleyebilirim. Tek hayalim annem gibi güzel resimler yapabilmekti.

Geçmişe baktığımızda resim sanatı ile ilgili pek çok akım görüyoruz, siz  kendinizi resimle ilgili ifade ederken nelerden esinlenerek fırçayı tuvale yansıtıyorsunuz?

Sonu olmayan bir yolculuktur resim. Yaptığım her resimde yeni bir teknik keşfediyorum. Bir akıma bağlı hissetmiyorum kendimi. İllaki bir akım demek gerekirse realizm diyebiliriz. Fırçayı elime aldığımda o anki ruh halim ister istemez yansıyor tuvale. Melankolik dönemlerde daha iyi çalıştığımı fark ediyorum.

Farklılık sizin için ne ifade ediyor? Başarınızın sırrı nedir?

Tüm farklılıklar benzerdir. Aynı olduğunu düşündüğümüz her şey de farklı yanlara sahiptir. Gözlemciye göre değişir. Özne nerede duruyorsa fark oraya göre şekillenir. Başarımın sırrı azim, kararlılık, cesaret ve en önemlisi çalışmak. Ek olarak konsantrasyon, az uyku ve kahve.

Tablolarınızda boyaya destek olarak hangi maddeleri kullanıyorsunuz?

Bu o kadar göreceli bir şey ki. Bazen farklı boyaları birbirine karıştırıyorum. Karşıma çıkan dokuya göre değişiyor mesela. Deride ki ıslak görünümü bulaşık süngeri ile müthiş verdiğimi düşünüyorum. Süpürge uçlarıyla saç dokusunu oluşturuyorum. Kürdanla meyve üzerinde ki dokuları işliyorum. Ve baktığınızda gerçekçi bir resim çıkıyor ortaya. Oysa ki materyaller çok basit şeyler. İşte burada üretkenlik kavramı başlıyor.

Sizce iyi bir ressam olmanın altın kuralları nelerdir?

Kuşkusuz yetenek diyorum. Ve iyi bir gözlemci olmak. Doğada gördüğüm her şeyin yansımasına dikkat ediyorum. Belki de bu yüzden çalışmalarım realist oluyor.

Türkiye’den ve dünyadan beğendiğiniz ressamlar kimler?

Salvador Dali ve Eser Afacan

Resim yapmak hayatınıza neler kattı?

Her konuda iyi bir gözlemci olmamı sağladı. Kibir ve egodan uzak resimlerimle mütevazi bir hayat yaşadığımı düşünüyorum.

Resimlerinizin tanıtımını nerelerde yapıyorsunuz?

Kişisel ve karma sergilerde oluyor genelde. Ve yapmış olduğum duvar resimleri büyük bir kitleye ulaşıyor zaten. Tanıtımı ben değil de halk yapıyor desek daha doğru olur.

Nerelerde sergilere katıldınız?

Uluslararası olmak üzere 20 den fazla karma sergiye katıldım.

Bu yıl katılacağınız sergi programınız var mı?

4. kişisel sergime hazırlanıyorum bu yıl. Ve çalışmalarına ağırlık verdiğim projelerim var.

İlginize teşekkür ediyor ve başarılı çalışmalarınızın devamını diliyoruz…

Röportaj: Mine Alpan


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir