İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Şeyma Ünal: Kendini samimiyetle açmak emek istiyor


Sosyal medyada ürettiği içeriklerle tanıdığımız, girişimci-yazar Şeyma Ünal ile ilk kitabı O Zaman Gerçeği Nasıl Öğreneceğiz? hakkında sohbet ettik. Yolu çocukluktan geçen bu öyküler, hayatınıza nostaljik bir parantez aralayacak…

  • Yakın zamanda “O Zaman Gerçeği Nasıl Öğreneceğiz?” adlı öykü kitabınız raflardaki yerini aldı. Sizi tanıyabilir miyiz?

33 yaşındayım, 2 çocuğum ve eşimle birlikte İstanbul’da yaşıyorum. Bir bebek giyim markam bir de kafem var, aynı zamanda sosyal medyada içerik üreticiliği yapıyorum. Girişimcilik ve anneliğin tüm sancılarına rağmen hayatımın en mutlu dönemini yaşıyorum. Tüm bu hayat koşuşturmasında dolan kaplarımı boşaltmak ve yaralarımı sağaltmak adına bol bol okuyor, yazıyor ve dünyadaki yerimi anlamlandırmaya çalışıyorum.

  • 10 bağımsız hikâyenin yer aldığı bu öykü kitabı nostaljiyle besleniyor demek yanlış olmaz. Geçmişe özlem duyuyor musunuz?

Pek duymuyorum, hayır. 

  • Sosyal medyada hatırı sayılır bir kitleniz var. Bunu bilerek kalemi elinize almak yazdıklarınıza sirayet etti mi?

Yazmaya olan tutkum sosyal medyanın varoluşundan çok önceye dayanıyor. Bu nedenle yazdıklarımın sosyal medyada tanınır olmamdan etkilenmesi adil olmazdı. Yazmak zaten kırılganlığınızı görünür kılmak demek. Baştan bunu kabul etmek gerekiyor bence. Kendinizi açtığınız bir işte “okuyan ne der?” diye kısıtlamak büyük çelişki. Ve o çelişki genelde samimiyetsizlik olarak yansıyor satırlara. O yüzden yazarken ne zaman “Bunu okuyan hakkımda nasıl düşünür?” tuzağına düşsem, yazmaya ara verdim. Kırılganlığımı gösterecek kadar cesur hissettiğimde yeniden başladım. 

  • Yol öykünüzde kendini yeniden var eden, adımlarını daha sağlam atan ve farkındalıkla yaşayan birini okuyoruz. Siz hayatınızın hangi evresindesiniz? 

Yol oldukça otobiyografik bir öykü. Ben de hayatımın eskiye kıyasla oldukça içgörülü bir evresindeyim. Kim olduğuma karşı hiç bu kadar merak duymamıştım. Sürüklenerek yaşamak istemiyorum. Sosyal kimliklerimi, toplumsal etiketleri, çocukluk travmalarımı katman katman açıp, en içerideki özüme ulaşmak istiyorum. Yolun neresinde olduğum hakkında en ufak bir fikrim yok, ama niyetim düşe kalka da olsa ilerlemeye devam etmek. 

  • Peki, “yol” kavramı sizin için ne ifade ediyor?

Durağanlığı. Beni hayatta en çok başlangıçlar heyecanlandırır, o yüzden hayatım yarım yollarla dolu. O heyecanı tekrar tekrar yaşamak için sürekli birşeyi bırakıp yenisine başladım. Durağan için sabrım yoktu, hele o kadar durağanlıktan sonra başarısız olma fikrine katlanamıyordum. O yüzden işler ciddileşince bırakıp yeni bir şeye başlıyordum. Belki de kariyer yolum o yüzden bu kadar amorf. Ama anne olunca işler değişti, bir şeye o kadar uzun süre sabredip emek verince, zor olsa da kalmayı seçince yani, ne büyülü şeyler olabileceğini gördüm. Şimdi başlangıçlar için duyduğum heyecan daha sağlıklı bir yerde duruyor. Başlamak ve bir yere varmak hala kıymetli ama yolda olmayı da hiç bu kadar sevmemiştim.

  • İlk kitabın heyecanı bambaşkadır diye tahmin ediyoruz. Okur görüşleriyle de karşılaşmaya başlamışsınızdır. Tepkiler nasıl ve size ne hissettiriyor?

Kitabın her aşaması benim için ayrı bir heyecandı. Ama bundan sonrası çok başka. Benim kalbimden çıkanlar başka kalplere ulaşacak. Kesinlikle ben yazdım, gerisi önemli değil gibi bir yerde durmuyorum yazar olarak. Okuyanlara dokunacak mı, iyileştirecek mi, sarıp sarmalayacak mı? Çok önemsiyorum. Şimdilik beni halihazırda sosyal medya üzerinden tanıyan insanlardan gelen tepkiler müthiş, bakalım daha geniş kitlelere ulaşınca neler gelecek? 

  • Siz nasıl bir okuyucusunuz? Neler okur nelerden ilham alırsınız? Başucu kitabım diyebileceğiniz kitabı bizimle paylaşır mısınız?

Aynı anda birden fazla kitap okuyorum. Ebeveynlik ve kişisel gelişim kitapları hep başucumda olsa da kurgunun yeri benim hayatımda her zaman ayrı. Sanırım herkesin sürekli en iyi halini göstermesinin beklendiği bu zamanlarda hikayeler bana hemen herkesten daha sahici geliyor.Başucu kitabım Öfke Dansı sanırım, Harriet Lerner büyükannem olsun çok isterdim.


İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir