İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yapımcı ve Yönetmen Onur Hüseyin Kılınç ile söyleşi


Onur Bey merhaba. Klasik sorumla başlamak istiyorum. İnternette de hakkınızda bilgilere ulaşmak mümkün. Ancak ben tüm bunların dışında duygularınız ve renklerinizle kendinizi anlatmanızı istiyorum. Kimdir Onur Hüseyin Kılınç?

Ben bir belgeselciyim. İşim tamamen gerçek hikayelerle ilişkili. Dünyanın herhangi bir yerinde bir hikâye peşindeyim. Gerçek olaylarla, olayların yarattığı durumlarla, durumların toplum üzerindeki etkileriyle ilgileniyorum. Bu yüzden toplumun, olayın, durumun rengi benim moodboard’umu belirliyor diyebilirim. Aslolan hikâyenin duygusunu hissettirmek. Ve ben de bulduğum hikâyelerin etkileyici yönlerini seyirciye aktarıyorum. Kendi duygularımı da kamera hareketlerimle, kurgu ritmimle hissettirmeye gayret ediyorum.

Sinemayla devam edelim. Yönetmenlik serüveniniz ne zaman ve nasıl başladı? Hikâyeniz nedir?

İstanbul Üsküdar’da rastgeldiğim eski bir külhanbeyinin hikayesi dikkatimi çekmişti. 2016 yılından bahsediyorum. O zamanlar yurtdışında çekimlerine devam edilen bir projede görüntü yönetmenliği yapmaktaydım. Ve setten döndüğümde o tövbekar kabadayının hikayesini kayda almaya başladım. O hikaye gerçekten seyirciden aldığı karşılıkla birlikte bana da belgesel yönetmenliğinde ilk profesyonel adım oldu diyebilirim. TRT o işi yayınlamak istedi, kabul ettik. Böylelikle kanal yönetimi diğer projelerimi duymak istedi.

2020 yılı başlarında TRT 12 Punto Senayo Destek Programı’na katıldınız ve “insomnia” hastası Sabri’nin hikayesini anlattığınız “Kafamın İçinde Atlar Koşuyor” adlı senaryonuz 396 katılım arasından 1. Seçildi. TRT tarafından ortak yapım ödülüne layık bulunan bu ilk kurmaca senaryonuzdan ve bu süreçten bahseder misiniz?

Başımdan geçen bir hadise olduğu için uykusuzluk problemimi yazmaya başlamıştım. Ne zaman başladı? Nasıl oluyor? Neden oluyor? Beni nelere sevk ediyor gibi soruları yanıtladım… Tüm bunlar zihnimde bir karakterizasyon kurmama yol açtı. Ve Sabri karakteri ortaya çıktı. Duygusal yönden zayıf bir karakter olan Sabri’yi giderek sevmeye başlamıştım. Tercih yapmakta çok zorlanan bu karakter, uyuyabilmek için, egosu için ve statüsünü koruması için en yakınındaki kişiyi hayatından çıkarır mı çıkarmaz mı? Film bunu anlatıyor aslında. Dramatik, duygusal bir finale sahip. Henüz sete çıkmadık. Bakalım. Yakında. 

TRT tarafından yayınlanan “Çakır Ahmet”, “Yalnız Olanlar”, “Narsizm Çağında Fedakâr Hayatlar” gibi yapımlardaki yönetmenlik tecrübelerinizden sonra şimdi de TRT 2’de yayınlanan “Bir Kare Bir Anlam” isimli belgesel dizisiyle gündemdesiniz. Proje nasıl hayat buldu?

Analog fotoğraf çekmeye başladığım zamanlarda tek bir filmin içerisine sığdırmaya çalıştığım şeyleri farkettim. O tek poz o kadar kıymetliydi ki, fotoğraf hem doğru bir ışıkta güzel bir anı yakalamalı hem de fotoğrafa bakanlara çeşitli duygular hissettirmeliydi. Analog fotoğraf makinelerinde bulunan bu çalışma prensibi her kareye anlam katmamı sağladı. İlk fikir buradan çıktı aslında. Ve bunu “Bir Kare Bir Anlam” ismiyle projlendirmeye başladım.

Yapımcılığını ve yönetmenliğini yaptığınız “Bir Kare Bir Anlam” belgesel dizisinde her bölüm farklı bir konu ve konuk oluyor. Alışılmışın dışında bir formatla fotoğraf sanatına ilgi duyan ya da duymayan herkesin beğenerek izlediği bu program sizde yeni fikirler oluşturdu mu? Buna benzer başka belgeseller de çekmeyi düşünüyor musunuz?

Yurtdışında bir masterclass yapmayı düşünüyoruz Bir Kare Bir Anlam için. Global anlamda tanınmış fotoğraf sanatçıları konuk alacağımız, süre olarak daha uzun bir format düşünüyoruz. 

Sinema alanında gerçekleştirmek istediğiniz bir hayaliniz var mı?

Sinema filmleri yapmak. İzlenmesini, izlerken eğlenilmesini, bağ kurulmasını istediğim karakterler tasarlayabildiğim sürece dünyadaki diğer insanlara onları tanıştırmak istiyorum.

Peki, yakın gelecekte belgesel yönetmenliğinin dışında bir film projeniz var mı? 

İlk kurmaca film deneyimim “Kafamın İçinde Atlar Koşuyor” ile olacak. Bu kısa filmi çekmeyi istiyorum. Hatta aklıma arada Shakespeare’in şu sözü geliyor; “Bir at! Bir at için krallığımı veririm!” 🙂

• Merakla bekliyoruz. Röportaj için çok teşekkür ediyorum. Nice güzel projelere.

Çok teşekkür ederim.


Bir yorum

  1. Cemal Kılınç Cemal Kılınç 19/11/2021

    Genç, aynı ölçüde deneyimli yönetmenimize başarılar diliyorum. Parmakla gösterilecek yeni projelerini heyecanla bekliyoruz. Yolu, bahtı açık olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir