İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yasemin Güzel: Benim için sanat, görmezden gelinen olguları görünür kılarak toplumun yaralarına farkındalık yaratmaktır.

Duchamp’ın farklı nesneleri sanat malzemesi olarak kullanmasının ardından günümüzde sanatçının bakış açısı ile her nesne sanat eseri haline gelebiliyor. Kadın saçlarını kullanarak çalışmalar yapan kavramsal sanatçı Yasemin Güzel de aynı bakış açısına sahip sanatçılardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Kesilen saçların bir hikaye barındırdığı fikrinden yola çıkarak ilerleyen sanatçı, uzun zamandır Türkiye’de süregelen bir sorunun farkındalığı için sanattan yararlanıyor. İşte kendi ifadeleriyle sanatı ve çıkış noktası…

Elif Patan: Merhabalar Yasemin Hanım, icra ettiğiniz sanat çok dikkat çekici. Bez ya da tuval üzerine kadın saçları kullanarak çalışmalar yapıyorsunuz. Malzeme olarak kadın saçı kullanma fikri nasıl ortaya çıktı?

Yasemin Güzel: Merhaba, Öncelikle sanata ve sanatçıya verdiğiniz değerden dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Biz kadınlar yaratılış mizacımızda duygusal olarak farklı düşünce yapısına sahibiz.Saçlar, ruh halimizin en büyük göstergesi, üzüldüğümüz zaman saçlarımızla oynarız. Eğer bir eser bir yaraya parmak basamayacaksa benim gözümde değeri yok. Çünkü sanat yaratma ve yadsıma cesareti ister. Uzun saçlarımı ilk kestiğimde  onu atamazdım. Hikayemi, eser olarak bırakmak istedim.

Çalışmalarınızın manifestosu nedir? 

Kadın, saçlarından tutularak yerlerde sürüklenen, sokak ortasında taciz edilen bir nesne değildir. Erkekler tarafından sahip olunan bir obje dışına çıkarak, birinin eşi kızı gibi sıfatlar yüklenmeden tek başına da anılabilmelidir. Kadın bedeni, saçı; ayıp, günah kavramları aracılığı ile bir kalıba sokulamaz. Kadın şiddet görmemelidir. Hiçbir canlı başka bir canlının alt seviyesinde gösterilemez. Bakınız; kadınlardan alınan ufacık saçlar bile koskoca imgeler yaratıyor. Eski dönemlerde de kadın saçları ve giyiniş şekilleri üzerinden baskı yaratılmıştır.Saç renklerine göre bile kadınlara sıfatlar yüklenerek yargılamalar yapılmıştır. Bunu tarihin bir çok yerinde görebiliriz. İşte tam da bu sebepten dolayı kendime ve tüm kadınlara bir paradigma yarattım. O erilliği anlattım ve saçlarımızla erkek nesnelerini kapladım.

Çalışmalarınızı ortaya çıkarmak için pek çok farklı kadın saçı kullandınız. Bu kadınlar sürece nasıl dahil oldu? 

Üniversite eğitimimi sonradan tamamladığım için etrafımda benim gibi anne olan bir çok kadın vardı. Beni yakından takip eden söz konusu kadınlar, eserimi görünce sürece dahil olmak istediler. İlerleyen zamanlarda çalışmalarımın fark edilmesiyle katılım sayısı da arttı. Çevremden ve ailemden çok destek geldi. Hatta öyle güzel dönütler aldım ki erkeklerden bile saç bağışlamak isteyenler oldu. Fakat kullanmadım sadece kadın saçları kullanıyorum. 

Şu an Resim ve Baskı sanatları üzerine yüksek lisans yapıyorsunuz. Akademik alanda çalışmalarınız nasıl değerlendiriliyor?

Farklı şehir ve annelik gibi faktörlerden dolayı eğitimime ara verdim. Fakat şunu söylemeliyim ki hocalarım beni okula derece ile almıştı. Eserlerime saygı duyuyorlar ve geleceğe dönük güzel yerlerde olacağına inanıyorlar. İlk gördüklerinde onlar da çok şaşırmışlardı.

“Bohça” 100×200, Kumaş Üzerine Saç, 2018

Beze işlediğiniz bir çalışmanız var. Şeritler halinde ayırdığınız bir örtünün üzerinde nü kadın figürleri görüyoruz. Bu çalışmanın çıkış noktasından bahseder misiniz?

Erken yaşta anne olan kadınların saçlarını kullanarak yaptığım bir çalışmadır. Bizlere küçük yaşlarda çeyiz adı altında bir şeyler yapılıyor, sandıklarda götürerek evleniyoruz. Aslında biz o çeyizleri değil, bedenlerimizi götürüyoruz. İşte bu benim çıkış noktam olmuştu. Kadınlar için bir başkaldırı olsun diye ilk olarak çeyizlik bohçalarımı kestim çünkü bende erken yaşta anne olmuştum. O saçları dikiş iğnesinden  geçirip  kadın bedeni diktim. Daha sonra bana etraftan  tanıdığım mağdur kadın arkadaşlarım ve tanıdıklarım saçlarını bağışladı bizim de hikayemizi anlat dediler.  Bende herkesin hikayesini bir nesne üzerinde bütünleştirdim.

Çalışmalarınızı yakından incelediğimizde çok fazla sosyal sorumluluk projeleri içinde yer aldığınızı gördük. Eserlerinizde de aynı duyarlılığı yakalamak mümkün. Karakterinizin bu yönü çalışmalarınızı ortaya çıkarmanız da büyük bir etki sağlıyor mu?

Elbette, sanat ve düşünce akımı ilk önce insanın kendinden başlar çünkü sanat en büyük dışa vurumdur.

Sizin için sanat neyi ifade etmektedir?

Benim için sanat, görmezden gelinen olguları görünür kılarak toplumun yaralarına farkındalık yaratmaktır.

Gazete Sanat ailesi olarak bizimle röportaj yaptığınız için teşekkür ederim.

Asıl ben tekrar tekrar teşekkür ederim. Ne mutlu sanata ve sanatçıya değer veren insanlarla birlikte olmak. Saygılarımla…

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir