İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Begüm Mütevellioğlu “Okul” Sergisi ile Simbart Projects’te

Simbart Projects,12 Mayıs – 4 Temmuz tarihleri arasında Begüm Mütevellioğlu’nun “Okul” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, sanat üretimini yalnızca bireysel bir ifade alanı olarak değil, geçmişten aktarılan bir pratikler bütünü olarak kurguluyor. Okul kavramı yalnızca teknik bilginin aktarıldığı bir yapı yerine, görme biçimlerinin kuşaktan kuşağa devredildiği bir sistem olarak ele alınıyor.

“Okul” sergisi, tekrarın, aktarımın ve görme biçimlerinin nasıl yerleştiğini ve belirli temsil biçimlerinin nasıl bakışın yönünü belirleyen bir düzen kurduğunu sorguluyor. Sanatçının öğrencilikten akademisyenliğe uzanan deneyimini merkeze alan sergi, akademiyi imgelerin biriktiği ve yeniden dolaşıma girdiği bir alan olarak ele alıyor. Okul bu bağlamda, ideal formun tekrar yoluyla aktarıldığı ve görmenin belirli kurallar içinde öğretildiği bir yapı olarak beliriyor. Atölyelerde karşılaşılan figür ve nesneler bireysel üretimin ötesinde ortak bir hafızayı taşıyor. Özne ile temsil arasındaki mesafenin izleri, imgenin sabitlenemeyen ve sürekli dönüşen doğasını görünür kılıyor.

Sergi, imgelerin tekrar ve dolaşım yoluyla zaman içinde anonimleşmesi ve birer temsile dönüşmesi üzerine kuruluyor. Farklı kültürlere ve dönemlere ait figürler, çoğaldıkça kimliklerinden uzaklaşarak sistemin içinde yeniden bir anlam kuruyor. Bu anonimleşme içinde kadın figürü özel bir temas alanı açıyor. Bir yandan üreten bir öznenin izini taşırken, diğer yandan male gaze tarafından konumlandırılan bir temsil yüzeyine dönüşüyor. Sergide tekrar eden kadın imgeleri ve antik Sappho figürü, bu çift yönlü durumu görünür kılıyor; özne olarak iz bırakan ile temsil yüzeyine indirgenen arasındaki gerilimi açığa çıkarıyor.

Eserlerde, farklı bağlamlardan taşınarak yan yana getirilen figür ve nesneler bir arşiv mantığı içinde çoğalıp yeniden düzenleniyor. Antik semboller, gündelik objeler ve kültürel göndermeler tekil anlamlarını yitirirken yeni ilişkiler kuruyor; imgeler biriktikçe anlam sabitlenmek yerine yer değiştiriyor. Bu biriktirme hâli, okulun yalnızca bilgi üreten değil, aynı zamanda saklayan ve yeniden dolaşıma sokan bir yapı olduğunu düşündürüyor.

Mütevellioğlu’nun pratiğinde sıkça karşılaşılan mekânsal kurgular ve nesneler, bu sergide çoğaltma, tekrar ve dolaşım süreçleriyle yeni anlamlar kazanıyor. Yaşam ve üretim alanlarında karşılaşılan objeler, aidiyet hissi taşıyan mekânların içselleştirilmiş düzenini resim yüzeyine taşıyor. Tekrar eden imgeler aracılığıyla gelenek sabit bir miras olmaktan çıkıyor, her çoğaltmada yeniden kurulan bir yapıya dönüşüyor. Sergi, izleyiciyi öğrenilmiş görme alışkanlıklarını sorgulamaya ve bakışın ardındaki sistemi yeniden düşünmeye davet ediyor.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir