İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Antik Çağ Mimarisinde Kadın Formu: Karyatid


Karyatid, Antik Yunan ve Roma mimarisinde başlarıyla üst yapıyı destekleyen, sütun yerine kullanılan kadın figürlü taşıyıcı unsurlara verilen addır. Karyatid kelimesi ise en basit haliyle Karyai kentinde yaşayan insanlar anlamına gelmektedir.

Karyatid teriminin kökeni sıklıkla üç çıkış noktası ile açıklanmaktadır. Bunlardan ilki Yunanistan’ın Persler tarafından işgali sırasında, Perslerin yanında yer aldıkları için esir edilerek sonsuza dek köleliğin temsili haline gelen Karia halkının kadınlarının mimaride temsil edilişleridir. Vitruvius’a göre dönemin mimarları, Karia halkının günah ve cezalarının nesillerce bilinip yayılması için kamu yapılarına, onların taşıdıkları utanç yükünün bir göstergesi olarak Karia kadınlarının heykellerini yerleştirmişlerdir.

“Mimarın iyi bir tarih bilgisine sahip olması gereklidir, çünkü bir yapıtın tasarımında süslemeli kısımlar arasında öyleleri vardır ki, mimar bunları kullanmasının nedenini soranlara açıklayabilmelidir. Örneğin, Karyatid adı verilen uzun giysili kadınların mermer heykellerini sütun yerine kullandı ve pervaz (korona) ile damlalıkları (mutule) kadınların başı üzerine yerleştirdiğini düşünürsek, mimar soranlara şu açıklamayı yapacaktır:
Peloponnesos Yarımadasında bir kent devleti olan Karia, Yunanistan’a karşı Perslerin tarafını tutmuştu. Daha sonra savaşta zafer kazanıp özgürlüklerini ele alan Yunanlar, seferberlik ilan edip Karia halkına savaş açtılar. Kenti ele geçirerek erkekleri öldürdüler ve kenti ıssızlığa terkettiler, kadınları da köle olarak kaçırdılar. Ancak kadınların uzun giysilerini ve diğer evlilik simgelerini çıkarmalarına izin vermeyerek, onları zorla teşhir ettiler. Bu kadınlar utançlarının ağırlığı altında ezilerek sonsuza dek köleliğin temsili haline geldiler ve devletlerinin kefaretini ödediler. Böylece dönemin mimarları Karia halkının günah ve cezalarının ardılları tarafından da bilinerek sürdürülmesi için kamu yapılarına taşıdıkları utanç yükünü gösterircesine bu kadınların heykellerini yerleştirdiler.”

Vitruvius

İkincil çıkış noktası olarak Delphi’deki mimari destek elemanı gibi kullanılan heykeller gösterilmektedir. Karyatidleri taşıyıcı bir öge olarak gören yaklaşımın dışında, dans eden kadın heykelleri olarak tanımlayan antik kaynakların bahsettiği üçüncü çıkış noktası ise Artemis’e, Karyai kenti özelindeki sıfatıyla “Artemis Karyatis”e yapılan tapınma ritüelinin dans eden genç kız figürleri olarak mimariye yansıtılmasıdır. Dans eden genç kız şeklindeki kabartmaların en bilinen örneği Delphi’de bulunan Akanthos Sütunu üzerinde yer almaktadır. Sütun aynı zamanda Delphi Dansçıları olarak da bilinir ve üç kadın heykeli betimlemektedir. Heykeller sol elleri ile khitonlarını (bir Antik Yunan giysisi) tutmakta iken, sağ elleri ile başlarındaki polosu (antik dönemde kullanılan silindir biçimli başlık) desteklemektedir. Bu sütundaki heykeller her ne kadar dans eden kızlar olarak anılsa da, tek elleriyle polosları ile birlikte aynı zamanda üst yapıyı da destekliyor oluşları aslında mimari destek elemanları olduklarını göstermektedir. 

Akanthos Sütunu (Delphi Dansçıları)

Bu mimari unsurun en ünlü örneği ise Atina Akropolü’ndeki Erekhtheion Tapınağı’nda bulunan ve güney avlunun üst yapısını başlarıyla destekleyen, altı kadın figürlü karyatid sundurmasıdır. Avluda elleri iki yanda tasvir edilmiş altı adet karyatid görülmektedir. Bunlar gerçekten de sütuna benzemektedir. Elbiselerinin üzerindeki dikey çizgiler tıpkı sütunlardaki yivler gibi durmaktadır. Terminolojide kontrapost adı verilen bir duruşla vücut ağırlığı arka tarafta kalan bacağa yüklenmiştir. Antik dönemde gördüğümüz o kusursuz güzellik ve asalet bu heykellerde de fazlasıyla mevcuttur. Yapıda bulunan heykeller “kore” ya da “genç kız heykeli” olarak adlandırılmasına ve antik kaynakların hiçbirinin buradaki heykellerden doğrudan karyatid olarak bahsetmemesine rağmen karyatid terimi bu yapı ile özdeşleşmiş haldedir. 

Erekhtheion Tapınağı

Karyatidler Erken Yunan sanatında ortaya çıkışından itibaren Antik Çağ sanatının sonuna kadar pek çok yapıda karşımıza çıkmaktadır. Antik Çağ sonrasında da Avrupa’da Eski Yunan ve Roma sanatlarına öykünmenin bir sonucu olarak Rönesans Dönemi’nde bazı mobilyalarda tekrar görülmeye başlanan karyatidler, Barok dönemden sonra yeniden kullanılmaya başlanmıştır. 

Referanslar:

Buket Akçay Güven, Antik Çağ Mimarisinde İnsan Formlu Taşıyıcılar, Beykent Üniversitesi Yayını, 2019
Vitruvius, Mimarlık Üzerine, Alfa Yayıncılık, 2017

Bir yorum

  1. Tarihte toplumsal olaylar ve sonuçlarının mimari üzerindeki etkisini açık bir şekilde ifade eden bu akıcı bilgilendirme için teşekkür ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir