İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Müzisyen Onur Bıçak ile Dizi Besteciliği Üzerine Söyleşi

Onur Bıçak, “Kalbim Ege’de Kaldı” dizisi ile başlayan dizi bestecisi kimliğiyle, sevilen birçok dizinin  tema müziklerinde imzası olan başarılı bir müzisyen. Söyleşimizi okurken bestelediği diziler olan “Kalbim Ege’de Kaldı”, “Siyah Beyaz Aşk”, “Doğduğun Ev Kaderindir”, “Masumlar Apartmanı” dizi albümlerini dijital müzik servislerinden dinleyebilir; sevdiğiniz dizilerin sahnelerini yâd ederken, dizinin hissini sizde canlı tutan bestecisi Onur Bıçak’ın söyleşisini okuyarak, kendisini yakından tanıyabilirsiniz. İyi okumalar dileriz.

Dizi dünyasının tanıdığı bir isimsiniz. Nasıl oldu bu camia ile buluşmanız?

Bir müzisyen olarak film müziği her zaman hayalimdi. Nedendir bilmem ama okul yıllarımda arkadaşlarım daha çok sahne ve stüdyo işlerine yönelirken benim hedefim hep bu yönde oldu. Hiçbir proje yokken bile kendimce bir duygu, hikâye kurgulayarak onun için besteler yapardım. 19 yaşında bir ajansta asistanlık yaparak başladım. O gün bugündür görüntü üzerine müzik yazıyorum.

Bir dizi için müzik bestelemeye başlarken, senaryo ve karakterlerden ilham alıyor musunuz?

Tabii ki. Hikâye, duygular, zaman, mekân, karakterler… Hepsi size yön çizen en ana etmenler. Benim açımdan duygusu en yüksek işler ancak sahne ile bir araya gelince yazılır. Senaryoyu okumak elbette size ilham veriyor ama ancak görüntünün gelmesi ile beraber işi son noktaya taşıyabiliyoruz. Dolayısıyla senaryo ile buluştuğumda her karakterin duygusuna da eşlik ederken buluyorum kendimi.

Çalıştığınız dizilerde hangi enstrümanları ve müzik türlerini tercih ediyorsunuz ve seçiminizde hangi faktörler etkili oluyor?

Enstrüman ve müzik tarzını hikâye, zaman ve mekân belirliyor daha çok. Bir tercihten ziyade, eldeki bu noktaları harmanlayarak en doğru, en çarpıcı sesleri görüntüyle birleştirmek gibi… Bir aile dramını ele alalım: Bu hikâye Doğu’da geçiyorsa farklı, Batı’da geçiyorsa farklı müziklere yoğunlaşmaya yönlendiriyor. Zaman da enstrüman seçimlerine yön veren en önemli etmenlerden.

Türk dizilerindeki “tema” bestelerinin, hikâye anlatımına ve izleyiciyle bağlantı kurmaya olan etkisini bu alanda çalışan bir müzisyen olarak siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tema müziklerini genelde karakter ile eşleriz. O temayı dizide farklı yerlerde kullanmamaya özen gösteririz ki aralarında bir bağlantı kurulabilsin. Doğru duygu ile bu etkiyi çok yükseklere çıkarabiliriz. Zaten izleyicinin de aklında kalan bu müzik ve karakter bileşimidir.

Müzik bestelediğiniz bir diziyle ilgili, izleyicilerden gelen tepkiler ve geri bildirimler size nasıl etki ediyor?

Türkiye’de hatırı sayılır bir dizi müziği dinleyicisi var. Yaptığınız işin beğenilmesi tabii ki çok güzel bir şey. Motivasyonu artırıyor ve yaptığın işin kazandığın paradan da önemli olan profesyonel doyuma ulaşma noktasında müthiş hissettiriyor. İşin mutfak kısmını da araştıran izleyicilerin olması da bu yönden oldukça etkileyici.

Sizce dizi bestecileri senaristler kadar tanınıyor mu? Yanıtınız hayır ise bunun nedenleri sizce ne olabilir?

Bence senaristler de yönetmenler de yeteri kadar tanınmıyor. Objektif olmak gerekirse sıra bize gelene kadar bence anılması gereken çok kişi var. Bu durumun böyle olmasının sebebi ise elbette göz önünde olmamak. Kameranın önünde değil de hemen arkasında, biraz daha işin mutfağında yer almak da farklı bir boyut.

Türk Dizileri yurt dışında da büyük ilgi görüyor, siz takip edebiliyor musunuz; farklı mı Türk izleyicisinden?

Yurtdışındaki seyirci kitlesi hakkında genel bir bilgi paylaşabilecek kadar takip edemiyorum ama Türkiye’deki gibi çok sevilip takip edilen yapımlarımız var. Hem meslektaşlarım hem de yapımcılarımızın başarıları sayesinde Türk dizi piyasasının daha iyi yerlerde geleceğine de eminim.

Bir dizi için müzik bestelemekle, bir albüm ya da tek başına bir şarkı oluşturmak arasındaki farkları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dizi ya da bir film. Ne kadar kendinizden katsanız da sonuçta başka bir hikâye, başka bir bakış açısı sizi yönlendiriyor; o çerçeve içinde hareket ediyorsunuz. Bir fanus gibi örnek verebiliriz. Ama söz konusu kendi besteleriniz olduğunda, işte orada tüm sınırları çizen yalnızca sizsiniz. Kendi bestelerinizde uçsuz bucaksız bir okyanusta gibisiniz ve dinleyici ile buluştuğunuzda hüznü de, mutluluğu da, coşkuyu da en uç noktaya kadar hissedip paylaşabiliyorsunuz.

Kabul görmüş bir besteciyken bir yandan da eğitiminizi aksatmamışsınız. Londra Üniversitesi, London College of Music eğitiminiz devam ediyor mu?

London College of Music aslında her müzisyenin katılıp diploma sahibi olabileceği bir açıköğretim sistemi. Eğer müzik alanında teori ve pratik bilginiz varsa yeterli İngilizceniz olmanız koşulu ile siz de bu sisteme başvuru yapabilirisiniz. Ben London College of Music’i ilk duyduğumda hemen başvurdum ve şu an bitirmek üzereyim. Bana kazandırdıkları sayesinde çalışmalarımda da büyük adımlar atarak kendi gelişimimi uzaktan izlemek bile, bu alana yönelerek ne kadar doğru bir karar verdiğimi bir kez daha hatırlamamı sağlıyor.

Aynı zamanda piyano eğitmenisiniz. Aktif olarak ders vermeye devam ediyor musunuz? Eğer yanıtınız evet ise öğrencileriniz hangi seviye ve yaş aralığında? Öğrenciniz olmak isteyenlerin sizinle irtibata geçmesi için bağlantı bilgisi paylaşabilir misiniz?

Şu anda aktif olarak devam eden öğrencilerim var. Ancak bir öğrenci bırakır ve boşluk olursa yeni öğrenci alıyorum çünkü öğrenciye özel müfredat çıkarmak ve öğrencinin öğrenim süreci ile yakından ilgilenmek çok zor bir iş. Ama benim sevdiğim bir iş. onurbicakmusic@gmail.com adresim üzerinden dileyen herkes iletişime geçebilir.

Diziler arasında seçim yapmanız muhtemelen zordur ama tüm dizi müzikleriniz arasında sizi en etkileyen ve unutamadığınız tema hangisi diye sorsam seçim yapabilir misiniz?

Dizi çalışmalarımdan ziyade, az önce ifade ettiğim gibi bana sanki bir okyanustaymışım gibi hissettiren kendi özel çalışmalarımı daha çok seviyorum. Bu çalışmalar bana daha çok keyif verdiği için sizlerle de bu çalışmalarımdan birini paylaşmak isterim. Son yayınlanan “Old Paper” parçamı dinlemenizi çok isterim, geri dönüşlerinizi de merakla beklerim.

Yakında yeni projeniz var mı? Dizi müzikleri dışında da çalışmalarınız olacak mı?

Şu andaki planım, dizi sektöründen 1-2 sene uzak kalmak. Öğrencilerimle çalışmalarımıza zaten devam ediyoruz, çünkü bu süreçte kendim de hep yeni bir şeyler öğreniyor gibiyim. Dolayısıyla bu dönem, müzik platformlarımdan erişebileceğiniz kendi bestelerime yenilerini ekleyebileceğim, kendi albümüm ve çalışmalarıma yoğunlaşabileceğim bir dönem olacak. YouTube’da müzik üzerine bir seri hazırlıyorum. Podcast olarak da yayında olacak. Umarım en yakın sürede bitirir ve meraklıları ile paylaşırım.

Konser vermeyi düşünüyor musunuz?

Elbette. Ama dediğim gibi önümde uzun bir çalışma temposu olacak. Umarım sonunda her şey güzel olur. Bunun için ben de sabırsızlanıyorum. Röportajınız için çok teşekkür ederim. Sevgiler.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir