Özbekistan’ın tarihi kenti Buhara’da düzenlenen III. Uluslararası Altın, Nakış ve Mücevher Sanatları Festivali, yalnızca geleneksel el sanatlarının buluştuğu uluslararası bir organizasyon değil, aynı zamanda kültürel diplomasi açısından önemli temasların gerçekleştirildiği prestijli bir platform oldu.
Festival kapsamında Türkiye’yi temsil eden KÜYAM (Kültür ve Yaşayan Miras Derneği), gerçekleştirdiği akademik ve kültürel temaslarla Türkiye ile Özbekistan arasındaki kültür köprüsünün güçlenmesine önemli katkılar sundu. KÜYAM Dernek Başkanı Sıddı Zübeyde Atan Bülbül ile Uluslararası Sanat Danışmanı Aygül Haşimzade tarafından yürütülen görüşmeler kapsamında, Gazete Sanat da festivali yerinde takip ederek Buhara Devlet Üniversitesi’nin önemli akademisyenleriyle özel röportajlar gerçekleştirdi.
KÜYAM’ın destek verdiği bu uluslararası temaslarda, Buhara Devlet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Navruzzoda Baxtiyor Negmatovich, Doç. Dr. Makhmudova Nodira Uktamovna ve Prof. Dr. Gavhar Rustamovna Khidirova, Özbekistan’ın kültürel mirasının korunması, kültür turizmi, geleneksel el sanatlarının geleceği ve Türkiye ile yürütülen kültürel iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
KÜYAM’ın Kültürel Diplomasi Misyonuna Akademik Destek
Prof. Dr. Navruzzoda Baxtiyor Negmatovich, Özbekistan’ın kültürel mirasının korunması konusunda devletin uzun yıllardır kararlı politikalar izlediğini belirterek, tarihi eserlerin koruma altına alındığını, restorasyon çalışmalarına önemli bütçeler ayrıldığını ve bu mirasın turizme kazandırıldığını ifade etti.
KÜYAM’ın iki ülke arasındaki kültürel diyaloğu güçlendiren çalışmalarını da önemsediklerini belirten akademisyen, Türkiye ile Özbekistan arasındaki kültür ve sanat ilişkilerinin son sekiz-dokuz yılda büyük ivme kazandığını söyledi.
Özellikle tiyatro, sinema, ortak kültür projeleri ve uluslararası festivallerin iki kardeş ülke arasındaki iş birliklerini daha da ileri taşıyacağını ifade eden Negmatovich, geleceğe umutla baktıklarını dile getirdi.
Festivalin Uluslararası Vizyonu
Prof. Dr. Gavhar Rustamovna Khidirova ise Buhara’nın yüzyıllardır altın işlemeciliği, zargarlık, nakış, mimarlık ve geleneksel el sanatlarının en önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
Kültürel mirasın yalnızca müzelerde değil, aile yaşamı içerisinde de yaşatıldığını belirten Khidirova, geçmişten günümüze kadınların işlediği geleneksel tekstil ürünleri, altın işlemeler ve el sanatlarının kültürel kimliğin temel taşlarından biri olmaya devam ettiğini ifade etti.
Khidirova, kültür turizminin gelişmesiyle birlikte Buhara’nın uluslararası alanda daha fazla tanınmaya başladığını, bunun hem kültürel mirasın korunmasına hem de bölge ekonomisine önemli katkılar sağladığını söyledi.
Buhara’nın Yaşayan Kültürel Mirası
KÜYAM’ın yakından takip ettiği festivalin uluslararası niteliğine dikkat çeken Doç. Dr. Makhmudova Nodira Uktamovna ise III. Uluslararası Altın, Nakış ve Mücevher Sanatları Festivali’nin temel amacının geleneksel kuyumculuk ve nakış sanatlarını dünya ölçeğinde geliştirmek olduğunu söyledi.
Festival sayesinde farklı ülkelerden gelen sanatçılar, akademisyenler ve zanaatkârların bilgi ve deneyim paylaşımında bulunduğunu belirten Makhmudova, bu tür organizasyonların hem kültürel mirasın korunmasına hem de ekonomik kalkınmaya önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Makhmudova, KÜYAM gibi uluslararası kültürel kuruluşların festivale gösterdiği ilginin de organizasyonun uluslararası görünürlüğünü artırdığını vurguladı.
KÜYAM’ın Uluslararası İş Birliği Vizyonu
Festival kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde kültürel mirasın korunmasının yalnızca devlet politikalarıyla değil, uluslararası sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve kültür kurumlarının ortak çalışmalarıyla mümkün olabileceği vurgulandı.
Bu doğrultuda KÜYAM’ın yürüttüğü uluslararası kültür diplomasisi faaliyetleri, Türkiye ile Özbekistan arasında sanat, akademi ve kültürel miras alanlarında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir rol üstleniyor.
Festival kapsamında 48 ülkeden yaklaşık 150 yabancı katılımcı ile Özbekistan’ın farklı bölgelerinden 250’den fazla kuyumcu ve zanaatkârın bir araya gelmesi, KÜYAM’ın da katkı sunduğu uluslararası kültürel etkileşimin ne denli güçlü bir zemine oturduğunu ortaya koydu.
Gazete Sanat ve KÜYAM’dan Ortak Kültür Köprüsü
Gazete Sanat tarafından KÜYAM’ın uluslararası kültürel faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen bu özel röportajlar, Türkiye ile Özbekistan arasındaki kültürel ilişkilerin her geçen gün daha da güçlendiğini gözler önüne seriyor.
KÜYAM’ın öncülüğünde kurulan akademik ve kültürel temaslar, ortak tarih ve medeniyet mirasını geleceğe taşıyacak yeni projelerin de habercisi niteliği taşıyor. III. Uluslararası Altın, Nakış ve Mücevher Sanatları Festivali ise bu iş birliklerinin uluslararası ölçekte gelişmesine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak öne çıkıyor.







İlk yorum yapan siz olun