İlkay Sipahi, müziğinde duygunun en yalın halini yakalamayı başaran isimlerden biri. Sanatçıyla, yeni teklisi “Sen Diye” üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşide; şarkının doğuş hikâyesinden ilham kaynaklarına, sözlerin ardındaki içsel yolculuktan müzikal tercihlerine kadar pek çok detayı konuştuk. Dinleyiciyi ilk notadan itibaren içine çeken bu yeni çalışma, Sipahi’nin hem anlatım gücünü hem de sanatsal olgunluğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
-Merhaba, uzun bir aradan sonra Sen Diye isimli projeyle tekrar müzikseverler ile buluştun. Sen Diye şarkısı nasıl gidiyor?
Çok iyiyim. Oldukça yoğun bir süreçteyim. Yeni şarkılar yetiştirmeye çalışıyorum. Onun dışında her şey şahane gidiyor diyebilirim.
-Bu kadar ara vermenin sebebi neydi?
Aslında bu boşluk Dörtyüz’den sonra değil. Dörtyüz’den sonra da solo kariyerime ve başka projelere devam ettim. En son 2015 yılında durmam gerektiğine karar verdim.
– Seni durma noktasına getiren neydi?
O kadar uzun zaman oldu ki açıkçası hatırlamıyorum bile. O dönem vücudum bunu istedi, sonra da bir alıştım. Üstüne pandemi girdi. Üç yıl hayatımızdan gitti. O da beni biraz tembelliğe itti herhalde. Herkes gibi ben de kabuğuma çekildim.

– O dönemde neler yaptın? Müzik hayatında var mıydı?
Müzik vardı ama hobi olarak. Kendimi mutlu edecek kadar. Üretim yapmıyordum açıkçası. Ama yazmayı bırakmadım. Çünkü ben aynı zamanda yazıyorum da. Hatta şu anda bir kitap fikri var. Cesaret edebilirsem onu da düşünüyorum.
– Kitap mı yazıyorsun?
Evet, anlatacak hikâyelerim var. Elim de kalem tutuyor çocukluğumdan gelen bir özellik. Söz yazarlığı, besteler derken biriken hikâyeler de oldu. Onları belki bir kitap haline getirebilirim. Pandemi döneminde biraz onunla uğraştım.

– Pandemide üretkenliğin tamamen durmamış yani.
Hayır, üretim tamamen durmadı ama ben kendimi kapattım diyebilirim. Belki o dönem öyle bir şey gerekiyordu. Ama fazla uzun sürdü. Kendime de biraz kızdım açıkçası. Çünkü bu kadar uzun ara verince tekrar o tempoyu yakalayabilmek için çok daha fazla çalışmak gerekiyor. Şu an günüm stüdyoda geçiyor. Sabah, akşam, gece fark etmiyor. Çünkü prodüksiyon tarafında da çalışıyorum. Aranje tarafında da çok vakit geçiriyorum. İçimde o kadar birikmiş ki anlatamam.
Bir de şöyle bir dönem yaşadım: Çok uzun süre şarkı yazamadım. Bir satır bile yazamadım. Sonra son altı ayda iki albümlük şarkı yazdım. Bir anda geldi. Birikerek değil, bir anda aktı.
– Belki de o ara verdiğin dönemde biriktirdin hepsini.
Olabilir. “Sen Diye” de o şarkılardan biriydi ama ilginç bir hikâyesi var. Aslında çok eskiye dayanıyor. Birkaç satırı yazılmış, sonra bırakılmış bir şarkıydı. Hatta çıkarmak gibi bir planım da yoktu. Sonra bir gün oturduk. “Bu şarkıyı bir yapalım, kaydedelim” dedik. Bir baktık çok hoşumuza gitti. Aslında çıkacak şarkılar listesinde bile yoktu. Ama içimize sindi ve piyasaya öyle sunduk.
– Geçmiş yıllara seni özellikle götürmek istiyorum. Çünkü Dörtyüz iki kız iki erkek olan ve çok dikkat çeken bir projeydi. Peki Dörtyüz neden dağıldı?
Ben bu konuları çok konuşan biri değilim aslında. Ama merak edildiğini biliyorum. O dönem istemediğimiz şekilde bazı şeyler yaşandı diyelim.

– Nasıl yani? Çekememezlik mi vardı?
Öyle diyebiliriz. Bir yerde bir işin diğerinin önüne geçeceği düşünülmüş olabilir. Bu yüzden bazı mecralarda engellenmeye çalışıldık. Bunları biz yıllar sonra öğrendik. İtiraflar geldi.
– O zaman fark etmediniz mi?
Hayır, o zaman anlamadık. Anlamayı da düşünmedik. Çünkü işler çok iyi gidiyordu. Mesela Beyaz Show’a bir sezonda iki üç kez konuk oluyorduk. Bu inanılmaz bir şeydi o dönem için. Ama sonra bazı şeylerin engellendiğini öğrendik. O dönem sosyal medya da yoktu. Her şey kulaktan kulağa ilerliyordu. Biz kaset dönemini de gördük, CD dönemini de gördük. Kliplerin müzik kanallarında döndüğü zamanları da gördük. Ve o dönem sektörün önemli müzik kanallarından birinde bize veto uygulandığını öğrendik. Kliplerimiz yayınlanmadı, radyolarda kesildi. İsim vermeye gerek yok ama sektörde bilen
zaten biliyor. Bizim proje aslında yurt dışına açılabilecek bir projeydi. O potansiyel vardı. Ama bazı kapılar kapanınca o süreç de farklı bir yere evrildi.
– Kavga ederek dağılan bir grup olmadınız.
Evet, o yüzden hâlâ çok iyi anlaşırız. Hâlâ şeker gibiyiz.
– Bugünkü İlkay, 20’li yaşlarındaki İlkay’a ne söylemek isterdi?
Her dönemin getirdiği deneyimler vardı, o dönemde yaşadıklarım şu anki halimi oluşturdu. Bu sebeple yaşa derdim. Bir süre önce de bir aydınlanma yaşadığım için geriye dönüp bakmıyorum, eski hikayelere bakmayı bıraktım diyebilirim. Kendimi daha iyi hissettiğim bir döneme girdim.

– O dönem çok büyük bir popülerlik yaşadınız. Nasıl bir duyguydu?
Enteresandı. Çok gençsin ve hayatın bir günde değişiyor. Gerçekten bir günde. Bir anda çok büyük bir ilgi görüyorsun. Bir sürü hayranın oluyor. İnsan ne olduğunu anlamakta zorlanıyor.
– Bu durum özel hayatını nasıl etkiledi?
Ben zaten çok sakin bir adamım. Konserimi veririm, evime giderim. Çok göz önünde yaşayan biri değilim. Ben sektör adamı olacak karakterde değilim aslında. Çünkü bazı şeylere “eyvallah” demek gerekiyor. Ben o karakterde değilim.
– Özel hayatında nasıl birisin?
Naif bir adamım. Sakin bir hayatım var. Çok iniş çıkışlı bir özel hayatım olmadı.
– Evlilik hiç düşündün mü?
Herkes evlenmek zorunda değil. Herkes çocuk sahibi olmak zorunda da değil. Tabii ki çok güzel bir şey ama herkes için aynı olmak zorunda değil. Ben yalnızlığı seviyorum biraz. Bu benim karakterim. Ama hayat bazen insanı farklı yerlere götürebilir. Belki bir gün olabilir.
– Hiç birine yazdığın şarkı oldu mu?
Olmuştur tabii. Ama detayına girmeyelim.

– Yeni şarkılar geliyor mu? Albüm olacak mı?
Albüm kadar şarkımız hazır ama tek tek yayımlayacağız. Artık sistem böyle. Bir buçuk ay arayla şarkılar çıkacak. İki yıl boyunca sürekli yeni şarkılar yayımlamayı planlıyoruz. Ben zaten çok bekledim. Artık beklemek istemiyorum.
– Sahne de olacak mı?
Tabii, bunun için aslında tüm bu projeler. Ben sahne insanıyım. En sevdiğim şeylerden biri sahnede olmak, bunun için de üretmek ve sürekli projelerle sahnelerde tekrar olmayı hedefliyorum.
-Çok keyifli bir sohbetti. Teşekkür ederiz.
Ben teşekkür ederim bu keyifli sohbet için.















İlk yorum yapan siz olun